Yemez Amca..!

Karabük olarak hep şunu söyledik; “Bu şehrin üç markası var. Bunlar; KARDEMİR, Safranbolu ve Kardemir Karabükspor…” Uluslararası areneya baktığımızda, bu markaların en değerlisi şüphesiz SAFRANBOLU. Çünkü bu şehir; tüm Türkiye genelinde, kent ölçeğinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınan iki şehirden biri. Malumlarınız olduğu üzere diğeri de zaten, bir dünya kenti olan İstanbul. Ne acıdır […]

Yemez Amca..!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 02 Ekim 2018 - 0:46 'de eklendi ve 295 Kez Okundu


Karabük olarak hep şunu söyledik; “Bu şehrin üç markası var. Bunlar; KARDEMİR, Safranbolu ve Kardemir Karabükspor…”

Uluslararası areneya baktığımızda, bu markaların en değerlisi şüphesiz SAFRANBOLU. Çünkü bu şehir; tüm Türkiye genelinde, kent ölçeğinde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınan iki şehirden biri. Malumlarınız olduğu üzere diğeri de zaten, bir dünya kenti olan İstanbul.

Ne acıdır ki böyle bir kent, son bir kaç yıldır kayyım ile yönetiliyor!

Beyler, burası Diyarbakır, Mardin, Nusaybin, Cizre filan değil. Burası Türkiye’nin, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde kent ölçeğinde yer alan iki şehrinden biri. Kimsenin bu şehrin dünya genelindeki itibarını yerle bir etmeye hakkı yok. Hem, halkın oyu ile seçilen belediye başkanına maaş ödemeye devam edeceksiniz, hem de şehri kayyım ile yöneteceksiniz, ondan sonra da bu şehre ve ülkeye turist bekleyeceksiniz öyle mi? Bu arebesk durum sizin için önemli olmayabilir. Ama turizm gibi enternasyonel bir konuyla ilgilenenler için, dünyanın her yerinde son derece dikkate değerdir.

İşin daha acısı da var; partisinden seçilen belediye başkanı açığa alınıyor, o partinin ilçe başkanı da yaptığı açıklamalarda; kayyım yönetiminin çok iyi işler yaptığını ve kendilerinin de ona destek verdiğini söyliyor.  Hatta buna ‘du’ demek lazım sanırım. Çünkü Reis Hazretleri, mevcut il ve ilçe başkanlarının adaylıklarını yasakladı. Eminim şu anda aynı şeyleri düşünmüyordur!

Ve böyle bir ortamda, her ne kadar kendi ağzından duymasak da bir amca, şayet doğruysa; “Ban adayım” diyor.

Daha doğrusu, ilk önce Karabük’ün deneyimli siyasetçilerinden birine; Sayın Vekilim, yiğit düştüğü yerden kalkar” nameleriyle giden ve; “Partim bana görev verirse her zaman hazırım” yanıtını alan, yalama ve yalaka takımı; işi sağlama almak için, amcaya da gazı veriyor ve bu açıklamayı yaptırıyor! Çünkü bu güruhun geçim kaynağı; “Abıcalar, amcalar, başkanlar, valiler, vekiller ve bakanlar…”

Şimdi bu amcaya soralım;

Size, maddi rant sağlayacak otel, tekstil fabrikası, restorant gibi yatırımlar dışında, bu kentte çakılı bir çiviniz var mı? (Altını otopark olarak kullanacağınız Kültür Merkezi hariç)

Mesela bu kentte; Ünsal Tülbentçi, Mustafa Sıtkı Antepoğlu gibi hayırsever insanlar adına okullar var. Hatta yaklaşık yarım asırdır bu şehre gelmeyen Türker İnanoğlu’da bir fakülte yaptırıyor. Bu insanların hiçbiri; bu hayır işlerini yapmalarını sağlayan maddi gelirleri bu şehirden kazanmamalarına rağmen, bu şehre bu güzel işleri yaptılar. Peki siz, yaklaşık 15 yıldır bu şehirden büyük servetler kazanmanıza rağmen,bu kente, bırakın bir okulu, bir derslik yaptırdınız mı?

Ayrıca bir önceki seçimlerde size yakın birileri aday olacağı zaman, bir takım SES KASETLER gerekçe gösterilmişti. Acaba o kasetler silindi mi?

Mesela, konuşulduğu gibi ittifak olursa, o ittifakta Safranbolu’da Ak Parti’ye verilirse ve Sayın Vergili’de; “BEN İTTİFAK ORTAĞIMDAN KASETSİZ BİR ADAY İSTERİM” derse ne olacak?

Anlaşılan o ki, amca parasına ve ittifaka güvenip, bazılarının gazıyla aday olmaya kalkıyor

Yemez amca!

Ortak sana oy vermez..!

Hatta sende kendine oy veremezsin…!

YORUMLAR






    0 YORUM