ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ!

Seçim kampanyası devam ediyor. Adaylar ve partiler çalışıyor. Peki, arazideki son durum ne? İktidar partisi halen liste şokunu atlatamadı. Bu durum Sayın Başbakanın Karabük mitingine de net bir şekilde yansıdı. Kimse mübarek Ramazan ayını filan bahane etmesin, seçmende Ak Parti’ye karşı bir kırgınlık var. Bu durum sandığa nasıl yansır, bunu hep birlikte 24 Haziran akşamı […]

ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 05 Haziran 2018 - 4:12 'de eklendi ve 241 Kez Okundu


Seçim kampanyası devam ediyor. Adaylar ve partiler çalışıyor. Peki, arazideki son durum ne?

İktidar partisi halen liste şokunu atlatamadı. Bu durum Sayın Başbakanın Karabük mitingine de net bir şekilde yansıdı. Kimse mübarek Ramazan ayını filan bahane etmesin, seçmende Ak Parti’ye karşı bir kırgınlık var. Bu durum sandığa nasıl yansır, bunu hep birlikte 24 Haziran akşamı göreceğiz.

Tabi bu soğukluğun sorumlusu teşkilatlar filan değil. Ancak teşkilatlarında adayların açıklanmasının ardından takındıkları tavır ve sergiledikleri politikalarda çok akıllıca işler değil. Taban ve seçmen 1 ve 2. Sıranın aynı bölgeden olmasına tepki gösterirken, siz 3. Sırayı değiştiriyorsunuz ve oraya da bölgesi olmayan bir isimi yerleştiriyorsunuz. Adeta diyorsunuz ki; “Siz istediğiniz kadar isyan edin, biz Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar, Eflani filan tanımayız, bildiğimizi okuruz”

AK Parti tabanının takıldığı bir diğer nokta ise ‘davamıza sahip çıkalım’ söylemi. Şimdi birçok AK Partili ’de diyor ki; “İyi güzelde dava, dava adamları ile yürür, siz davanın öz çocuklarını, bu davanın neferlerini harcayıp, hayatlarında seçim kazanamamış üvey evlatları bizim önümüzde aday diye koyarsanız, biz bunu seçmene ve tabana nasıl anlatacağız?” Durum böyle olunca da birçok AK Partili dostumuzdan; “ Şayet illa bir Ovacıklı seçeceksek, bizimle bu kentin havasını soluyan, her zaman yanımızda olan Ahmet Ağabeyi seçeriz, hiç değilse yanına gittiğimizde bizi tanır ve konularımızla ilgilenir, adam ayırmaz, ayrıca partisi de bizim ortağımız” söylemini duymaya başladık.

Kısacası iktidar partisi Karabük’te başı kesik tavuk gibi. Bir ahenk yok, motivasyon sıfır. İşte burada Sayın Mehmet Ali Şahin gibi, Sayın Mehmet Ceylan gibi lokomotif isimlerin önemi ortaya çıkıyor. Bize göre AK Parti Karabük’te en kötü dönemini yaşıyor.

Gelelim Anamuhalefet Partisi CHP’ye;

Karabük’te, CHP’nin Türkiye genelinde Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce ile yakaladığı o büyük sinerjiden eser yok. CHP, DSP’nin siyaset sahnesinden silindiği 2002 seçimlerinden bu yana Karabük’te solun oylarını hiç bünyesinde toplayamadı, DSP’nin oylarını kendisine kanalize edemedi. Her dönem enerjisini içerideki kavgalara harcadı ve rakipleriyle mücadele edecek vakit ve güç bulamadı. Bu dönem CHP’nin Karabük’te makûs talihini yenmek için bir şansı var. Çünkü Sayın İnce, geçmişte merhum Ecevit’e oy veren Anadolu solcularına sıcak gelen, ‘ikinci Ecevit’ diyebileceğimiz bir isim.  Hep birlikte yaşayacak ve göreceğiz, CHP adaylarının ve örgütlerinin bu fırsatı nasıl kullanacağını.

Cumhur İttifakının bir diğer ortağı MHP’ye gelince;

MHP’nin en büyük avantajı adayları. Çünkü tabandan hiç kimse; “Bunlarda nereden çıktı, bunlardan bizim partiye aday mı olur?” demiyor. Çünkü adayların üçü de, çocukluğundan bu yana teşkilatın içinde olan isimler. Durum böyle olunca da, MHP enerjisini seçim kampanyasına harcıyor. Şu ana kadar geçen sürede, en derli toplu parti MHP dersek abartmış olmayız.

MHP’nin en büyük avantajı ise şüphesiz, Karabük Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili. Sayın Vergili, Sayın Şahin’in de aktif siyasete nokta koymasının ardından adeta tek kale top oynuyor, Karabük gündemini tek başına belirliyor. Son günlerde, Yenice HES projesi ve havaalanı yapımı konularında yaptığı açıklamalar da bunun en güzel örnekleri. Listeler açıklandığında birçok isim; “Başkan bu adayları destekler mi?” sorusunu sorarken biz; “Sayın Başkanın bu tür kaprisleri olmaz, ya adayı kendisi belirler, ya da Genel Merkez kimi aday yaparsa çalışır” dedik ve 2007 seçimlerinde, Ankara’dan gönderilen ve bugün İYİ Parti’de olan Bircan Akyıldız’ın döneminde takındığı tavrı örnek verdik. Aynen dediğimiz gibi de oldu. Sayın Başkan havayı yavaş yavaş ısıtmaya başladı. Hatta zaman zaman dozajı artırıyor, ittifak filan dinlemiyor, ortaklarını da ağır şekilde sallıyor. Rafet Başkanın Ramazan ayında performansı yarı yarıya düşer. Kendi seçimi de olsa bu durum değişmez. Bize göre seçimin son 15 günü araziye daha yoğun bir şekilde iner ve dengeleri değiştirir.

Kısacası MHP Karabük’te; yıpranmamış ve tabandan gelen adayları, bölgesel dengelere mümkün olduğu kadar dikkat edilerek hazırlanan listesi ve en önemlisi de, istediği zaman gündemi değiştirebilecek yerel lideri ile şu anda en derli toplu parti görünümünde. MHP’nin bir diğer önemli avantajı ise AK Parti listesi.

Ve son olarak, İYİ Parti;

Türkiye’nin en yeni partisi o beklenen performansı yakalayamadı. Bunda da en önemli etken 1. Sıra Adayı olsa gerek. Adayın tanınma problemi yok, popülarite ise zirvede. Ancak siyasi hayatı boyunca sergilediği omurgasız siyaset anlayışı onun en büyük dezavantajı. Sanırız başta teşkilatlar olmak üzere, parti tabanında ve partinin önde gelen isimlerinde bu durum kendisine şüpheyle bakılmasına neden oluyor. Tüm bunlara rağmen, başta Yenice olmak üzere konjonktür gereği bazı bölgelerde ciddi bir oy potansiyeli yakalaması muhtemel. Tabi bu durum, kendisini Millet İttifakı içerisinde birinci yapıp meclise gönderecek mi, onu hep birlikte 24 Haziran akşamı göreceğiz.

Kısacası bu seçimde hiçbir sonuç sürpriz sayılmaz. Ancak bugün itibariyle durum; 1-1-1 gibi gözüküyor. Ancak burası Türkiye. Yarın ne olacağını kimse tahmin edemez.

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM