“Tayyip Bey’inde bilgisi var denildi..!”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Filyos Projesi ile ilgili şok açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda kendisi de bir demir çelikçi olan Başkan Vergili; “Bakanlıktan bir uzman geldi, bize bir sunum yaptı, bir tek firma başvurdu bizde ona verdik, bundan Tayyip Bey’inde bilgisi var” dedi Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, BRTV ekranlarında katıldığı televizyon programında bölgenin yıllardır […]

“Tayyip Bey’inde bilgisi var denildi..!”
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 09 Temmuz 2019 - 20:19 'de eklendi ve 548 kez görüntülendi.


Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Filyos Projesi ile ilgili şok açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda kendisi de bir demir çelikçi olan Başkan Vergili; “Bakanlıktan bir uzman geldi, bize bir sunum yaptı, bir tek firma başvurdu bizde ona verdik, bundan Tayyip Bey’inde bilgisi var” dedi

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, BRTV ekranlarında katıldığı televizyon programında bölgenin yıllardır beklediği Filyos Projesiyle ilgili son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili son derece önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Vergili; “Geçen akşam bir toplantıya gittik. Burada bir sunum yapıldı. Sunum çok güzel bir şekilde anlatıldı ve sonunda Filyos Limanı’nın bir şirkete verildiği hakkında bilgi verildi. Bu işle ilgili yalnız bu firmanın talebi olduğu söylendi ve arkasından da  “Bundan Tayyip Bey’inde bilgisi var” denildi. Yani bize “Siz bu işle ilgili fazla konuşmayın” denildi. Bu olayın aslı, özeti bu. Her şey hazırlanmış. Bir yerde Organize Sanayinin dışında Endüstriyel bölge olarak ilan edilmiş. Onunla ilgilide önceden yasalar hazırlanmıştır. Endüstriyel bölgeden sonra endüstriyel bölgenin idaresi bir şirketin çatısı altında olacak. O şirket tüm alt yapılarını yapıp, elektrik, su, yol teminlerini hazırlayacak. O çatı altında çalışma programlanacak. Filyos Limanı’nın yanındaki sanayi arazisi çok kıymetli bir arazi. Hemen limanın yanındasınız. Ulaşım problemini de hemen çözmüş oluyorsunuz. Belki Karabük’e gelip şuan tren yolu ile 1-1,5 dolara mal olurken orada 10 cent’e mal olacak. Yüksek hacimli işlerde çok büyük bir avantaj bu. “Sen ne yaparsan bu şirketin çatısı altında yapacaksın. O şirketin ne talebi de varsa bunu yerine getirirsin.” gibi bir program bu. Tabi bunu çok güzel anlatıyorlar. Kim olduğunu bilemiyorum, Kalkınma Ajansı’ndan bir arkadaşımız İskenderun tarafında bu gurubun fabrikalarını gezerken demir çelik tesislerinin ne kadar temiz olduğunu falan anlatıyor. Burada daha evvel TEMA Vakfı ile ilgili olan bir problemden dolayı daha değişik sanayi türlerinin olması gibi. Tam tabiri ile bahsetmiyorlar da, bacasız sanayilerin olması gibi örtülü söylemlerde bulunuyorlar. Net söylemler değil. Sonuçta net olarak o firmanın çatısı altında çalışacağımızı söylüyorlar. Hatta o arkadaşımız işi daha çok büyüttü. O tesiste çorapları ile yürümüşte çorapları dahi kirlenmemiş. Sanki ben demir çelik tesislerinin ne olduğunu bilemeyen birisiyim. Böyle abartarak anlatıyorlar. Bu durum Karabük’ün gelişimi ile ilgili çok büyük bir darbedir. Biz Karabük’teki sanayicilerimizin, arkadaşlarımızın hatta dışarıya gidenlerin de Karabük’e gelmesi ile ilgili zaman zaman efor sarf ediyoruz” şeklinde konuştu.

Yatırımcıların Eskipazar Organize Sanayi Bölgesinden yer istediğini ancak yer tahsisinin yapılamadığını belirten Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; “Bugün yanıma Samsun civarından bir yatırımcı geldi. Kendisi demir çelik ile ilgili yatırım yapmak istiyor. Bununla ilgili de benden yer temini istiyor. “Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi ne zaman faaliyete geçer?” diye en az 5 defa sordu. Ben 10 yıl evvel Eskipazar Organize Sanayi dediğim zaman çok ciddi bir talepte bulunmuştum. Eğer ilk 5 yılında Organize Sanayi bitip de parselasyon başlatılsaydı geçtiğimiz 5 yılda da en az yüzde 60-70’i dolardı. Çünkü çok önemli bir nokta. Samsun’da ki bir yatırımcı Eskipazar Organize Sanayi’nin ciddiyetini görebiliyor, ama biz Karabük olarak göremiyoruz.

İlk 500’ün içerisinde Türkiye’nin en az 10 tane büyük sanayici kapitalisti Karabük’ten gitmedir. Biz bunlardan Filyos’a 1-2 tanesini dahi taşımış olsak bizim bölgemize çok ciddi bir şekilde faydası olur.  Karabük’ün ekmeğini yemiş, suyunu içmiş hiç kimse Karabük’ü unutmaz. Eğer bir işletme yapıp burada başarılı olacak, kara geçebilecekse mutlaka gelir bu işi yapar. Çünkü Filyos böyle bir yerdi. Bizim ufkumuzu açacak, sanayicilerimizin ufkunu açacak veya hiç sanayi içinde olmamış ama elinde büyük finansmanı olan kişilerin gidip “evet şu yatırımı yapalım” diye düşünecekleri odak merkeziydi. Benim gördüğüm kadarıyla biz bunu kaybettik. Bu proje Ankara’da çok iyi takip edilmeliydi. Böyle bir endüstriyel bölge olduğu zaman incelenmesi lazım. Buradaki milletvekillerimizin, danışmanlarımızın incelemesi lazım. Konulara hâkim olması lazım ve en hızlı şekilde müdahale etmesi lazım. Bakanlık böyle bir talep toplamadı. “Böyle bir endüstriyel bölge yapılacaktır, sizden herhangi bir firmanın bu endüstriyel bölgeyi idare etme talebi var mıdır?” denilmedi. Ben böyle bir ilan görmedim. Ankara’dan bunun çok iyi bir şekilde takip edilmesi lazımdı. Her şey bitmiş. Hatta benim anladığım kadarıyla Niyazi Bey bu konudan haberi olduğunu vurguladı. Ben öyle anladım. Yanlış anlamışta olabilirim ama ben öyle anladım. Mehmet Ali Beyin bilgisi o akşam orada oldu. Biz tabi kendisinden rica ettik. Tabi bu konu hakkında Mehmet Ali Bey başarılı olamazsa da neden başarılı olamadı diye sorgulanamaz. Çünkü bütün planlama bitmiş. Kendisi sağ olsun gerekli girişimlerde bulunacağını söyledi. Kendisine teşekkür ediyorum bu konuya çok ilgili davrandı. Ama tabi ben bu tip toplantılarda biraz tahammülsüzlük yapıyorum. Baştan söylenilen ile sonda söylenilecek olanın belli olduğu için tahammülsüzlük yapıyorum.

Ben Organize Sanayi Bölgeleri konusunda fena değilimdir. Karabük Organize Sanayi’nin 90’lı yıllarda müracaatını yapmışım.  1989 senesinde bir heyet gitti. Ziyaret edilen Dörtyol Organize Sanayi’nin tamamen planlamasını ve o tarihte tüm programlarını yaptıran kişi benim. Bütün projelerini çizdirtip belediye meclisinden geçirtip tasdik ettiren, tekrardan bakanlıktan bunu tasdik ettiren ve iz düşüm programları ile büyüyecek sanayiyi gerçekleştiren benimdir.

Karabük Organize Sanayi’nin yer tespiti çok yanlıştır. Söylediğimiz halde mevcut alana kurulmuştur. Bakın şuanda Eskipazar Organize Sanayi’ye talepler geliyor.  Şuana kadar 2-3 tane talep geldi. Bende talepte bulundum ama çözmeleri o kadar kolay değil. Düşünürken makro düşünmüyorlar. Zamanlama çok iyi iken finans problemini çözmüyorlar. Şimdi yatırımcı gelsin, yer alsın da para versin. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir mantık yoktur. Yatırımcı gelip de sana para vermez. Organize Sanayi’de yatırımcılar uzun vadeli sana arazi bedellerini öder, yatırım bedelleri uzun vadeli ödenir.

Filyos Limanı ile ilgili bize bir teklif gelseydi ben tek başıma bunu yapabilirdim. Şuanda anlaşılan mevcut grubun yaptığı işi yapabilirdim. Benim şirketlerim yapabilirdi. Arazi alacağım, yollarını yapacağım, düzenleyeceğim, elektrik problemlerini çözeceğim. Bunları da yüzde yüz devlete yaptırırlar. Kendileri de yapmazlar. Yüzde yüz devlete yaptırırlar bu kadar iddialıyım. Su için zaten yanında Filyos geçiyor 10 metre kuyu çaktığın zaman her tarafı suya boğarsın. Sonra öyle bir yere her türlü yatırımcıyı taşıyabilirsin.

Önce bir beklemek lazım, bakalım ne yapıyorlar. Benim rahatsız olduğum konular endüstriyel bölge yapılıyor, gruba veriliyor ve sonunda da bundan “Tayyip Beyinde bilgisi var” deniliyor. Bu rahatsız edici bir kelime. Ben Karabük’ü düşünürüm.  O kişinin de siyasi bir kimliği olabilir ama Karabük’te de Ak Parti’nin yüzde 70’e yakın bir oy potansiyeli var.

Kendilerine orada “Bu gurup yapacağı işle ilgili size herhangi bir rapor sundu mu, yapacağı fabrikaların cari açığa ne kadar faydası var? ” diye sordum.  Kimse cevap veremiyor. Filyos Limanı’ndaki sanayileşmenin öncelikli hedefi şu olmalı. Bir kere cari açığa faydası olacak. Tamamen yurt dışından gelen ürünler ile ilgili tesislerin yapılması gerekir.  Bizim ülke olarak açığımız nedir, 150 milyar dolar. Filyos Limanı’na en kötü 3 milyar dolar faydası olacak öncelikli tesislerin izinlerinin verilmesi gerekir. Sen bunlar için bir talep toplarsın ve bunları değerlendirirsin. Her “demir çelik fabrikası yapacağım” diyen adama bunu vermezsin ama” zırh çelikleri yapacağım” diyen adama bunu verirsin. Tabi bunları örnek olarak söylüyorum.  Çalışacak işçi sayılarını ve enerji kriterlerini göz önünde bulundurursun. Böyle bir planlama yaparsın. Yalnız demir çelik sektörünü de sınırlamazsın. Kimya sektörünü de sokarsın. Ama sen kalkıyorsun ortada projesi olmayan demir çelik yatırımcısı şemsiyesi altında demir çelikçiler hayatta çalışamazlar. Çünkü onlara yaşam hakkı vermez. Bilemiyorum çok hoş olmayan bir tablo ile karşı karşıyayız.

Ben size şöyle söyleyeyim; Filyos Limanı’na 25-30 milyon dolarlık tesisleri yapsın kimseye Karabük’te mal sattırmaz.  Buradakilerin hiç birisi ihracat yapamaz.  Dünya konjonktüründe demir çelik endüstrisi ile ilgili bir 30 milyon dolarlık yatırım artık çok büyük yatırım sayılmaz. Oraya 2 tane tesis yapsın, Karabük’ten senede 1 milyon ton ihracatı keser. Ben tahmin ediyorum Karabük’ün özel sektörden ihracat rakamları 1 milyon ton yoktur. 700-800 ton civarıdır.

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM