Sorularımız cevap bekliyor Sayın Profesör!

Son şansı, İl Genel ve Belediye Meclisi listesi idi. Tabir-i caiz ise orada da yaydı ve deli dana gibi bir sağa, bir sola saldırmaya başladı. Alışık değildi çünkü mücadeleye, emek ve para harcamaya, vatandaşa gidip boyun eğmeye…! (Vekil olduğu 1 Kasım seçimlerinde bile 1 kuruş para vermedi, o kadar döner sermaye, sınav ücreti, huzur hakkı […]

Sorularımız cevap bekliyor Sayın Profesör!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 25 Şubat 2019 - 4:12 'de eklendi ve 293 Kez Okundu


Son şansı, İl Genel ve Belediye Meclisi listesi idi. Tabir-i caiz ise orada da yaydı ve deli dana gibi bir sağa, bir sola saldırmaya başladı.

Alışık değildi çünkü mücadeleye, emek ve para harcamaya, vatandaşa gidip boyun eğmeye…! (Vekil olduğu 1 Kasım seçimlerinde bile 1 kuruş para vermedi, o kadar döner sermaye, sınav ücreti, huzur hakkı almasına rağmen hiçbir seçim endişesi olmayan Sayın Büyük parayı verdi)

Merhum Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve Özal gibi, yarım asır boyu siyaset yapanların 50 yıllık yaşamları boyunca yaptıkları toplasanız, bunun 50 günde yaptığı kadar gaf bulamazsınız…!

Konuştukça batıyor, battıkça yayıyor…!

Mesela; “Uçağın inişinde problem yokta, kalkışında problem var” diyor..!

Nasıl olacak peki?

Fötrlü amca uçağı indirecek ama kaldıramayacak!

O zaman biz yolcular ne yapacağız, biletleri tek yön mü alacağız?

Ama biz Karabük olarak alışığız!

Çünkü beyefendinin hayallerinde değil, uygulamasında problem var !

Mesela; stadı yaptı ama yerinde durmuyor!

Mesela; Raylı Sistemler Mühendisliği diye bir bölüm açtı ama durumu şu anda o bölümde eğitim ve öğretim gören kardeşlerimize sormak lazım!

Mesela; yine bu beyefendi Tarih Bölümünde okuyan kardeşlerimiz için bile 1 yıllık İngilizce Hazırlık mecburiyeti koymuştu, ancak YÖK yıl ortasında iptal etmişti.

Sayın Rafet Vergili’nin 30 Mart akşamı açılışını yapacağını iddia ettiği Şehir Parkı bölgesinde 2009 yılında imar değişikliği talebinde bulunmuş, Vergili başkanlığındaki ilk belediye meclisinde de bu talep kabul edilmişti. Sözde buraya, Karabük halkı ile üniversiteyi kaynaştıracak bir uygulama oteli ve sosyal tesisler yapacaktı!

Peki, başka ne yapacaktı?

Şehir merkezinden kampus alanına bir raylı sistemler projesini hayata geçirecek, hem bu hatta bu gün yok olan Raylı Sistemler Mühendisliği öğrencileri uygulamalı eğitim görecek, hem de öğrenciler ucuz taşıma imkanlarından faydalanacaktı. Karabük Belediyesi yazılan resmi yazılar doğrultusunda kendilerinden istenilenleri yaptı, peki kendisi nasıl bir cevap verdi?

Şimdi çıkmış; törenlerle, konuşmalarla, bin bir türlü şatafatla teslim aldığı Yeşilmahalle’deki Belediye Hizmet Binasını konuşuyor. Vallahi pes, billahi pes!

Sıradan bir adam olsanız ağzımı açmayız. Lakin sizi, alnı secdeye değen, Allah’tan korkan bir adam olarak tanıyoruz. Sizin gibi içinde Allah korkusu olan, HAKYOL’unda yürüyen bir insana; törenle teslim alıp, 5 yıl da üzerine TIP FAKÜLTESİ yazısını astığı bir binayı eleştirmek yakışıyor mu Sayın Hocam?

Şimdi lütfen şunlara cevap verin Sayın Hocam?

Binayı siz almadınız mı?

Üzerine TIP FAKÜLTESİ tabelasını siz asmadınız mı?

Binayı hangi tarihte aldınız, hangi tarihte teslim ettiniz?

Madem kullanmayacak tınız neden aldınız?

Neden rektörlüğünüz biterken teslim ettiniz?

Acaba, kukla zannettiğiniz ama tam bir adam oğlu adam çıkan Refik Hocanın binayı amacına uygun kullanıp, kahraman olacağından mı endişe ettiniz?

Ve şimdi can alıcı soruyu soracağım Sayın Hocam;

SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİLERİ KOMİSYONUNDA, “ÜRETİM TEŞVİK PAKETİ” görüşülürken Sayın Bakana ve YÖK Başkanına gidip; “ AKADEMİSYEN VEKİLLERİN VEKİLLİĞİ BİTTİĞİ ZAMAN OTOMATİK OLARAK AKADEMİK KADROLARINA GERİ DÖNERLER VE HEM MİLLETVEKİLLİĞİ, HEM DE AKADEMİSYEN MAAŞI ALIRLAR..” şeklindeki önergeyi kanun teklifine ekletmek istediniz mi?

Bunun üzerine dönemin Sayın YÖK Başkanı ve Sayın Bakan tarafından veto edilince, bizzat konuyu dönemin Sayın Başbakanına, onun da talimatı üzerine Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’a kadar taşıyarak, genel kurulda verdiğiniz son dakika önergesi ile ÇİFTE MAAŞI kaptınız mı?

Google’ye yazdığınızda; “Ak Parti, Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Partili bir isimin cumhurbaşkanı olmasına karşı düzenlenen protestolar” diye çıkan CUMHURİYET MİTİNGLERİNE katıldınız mı?

Dönemin Karaelmas Üniversitesi Rektör Yardımcısı olarak, bu mitinglere katılmaları doğrultusunda üniversite kadrosuna resmi bir yazı gönderdiniz mi?

Bu mitinglere katılıp-katılmayanları tespit etmek üzere, otobüslerde koltuklar üzerine isimler yazıldı mı? (Bildiğimiz kadarıyla bu mitinglere o dönemde Karabük’teki tek fakülte olan, Teknik Eğitim Fakültesi’nden katılmayan 4 isim var ve bunlardan biri de, dönemin Dekan Vekili Mustafa Boz)

Buradan nereye geleceğiz; arkadaşlar diyorlar ki; “Hoca bu memlekete çok şey verdi..!” O zaman Hocanın milletvekilli seçildiği seçimlerde kendisini 1. Sıra, Yücel İldiz’i de 2. Sıra yapsaydınız…!

Neden mi?

İkisi de profesyoneldi..!

Birisi Karabük Üniversitesini TÜRKİYE YÜKSEK LİSE ŞAMPİYONU yaptı (Puanları kıyaslayanlar ne demek istediğimi anlar), diğeri de Kardemir Karabükspor’u iki kez Spor Toto Spor Ligi Şampiyonu yaptı. O zaman adil olanı neydi? Yücel Hocayı 1. Sıra yapmaktı..!

En çok hayret ettiğimiz noktada şu; fanatik Ak Partili görülen bazı dostların Hoca efendiyi sınırsızca savunması!

17 oyun 8’ini alıp başkan seçilemeyenler, “Hoca benle 1 Kasım öncesi adaylık pazarlığı yaptı” diye kameralar huzurunda açıklama yapan ve halkın % 52’sinin oyunu alan adamlara saldırıyor..!

Madem bu kadar büyük Ak Partilisiniz, o zaman siz önce çok güvendiğiniz beyefendiye şu soruyu sorun; “Gerçekten bu pazarlığı yaptın mı?”

Ve gelelim şu Diş Hastanesi açılışı konusuna;

Ben, Karabük protokolünün 3 numaralı isminin hangi yöntemlerle açılışa davet edildiğine filan hiç takılmadım!

Benim takıldığım iki nokta var; biri adaletinden, imanından ve ihlasından hiç şüphe etmediğim Sayın Başhekim, diğeri de Sayın Vali..!

Sayın Başhekim; bu tesisi Karabük’e kazandıran Sayın Büyükle siz siyaset yaparken, bu törende konuşanların bazıları ya anasından doğmamış, ya da kısa donla geziyordu. Hadi onların yaşı ermiyor, hadi onlar bilmiyor, peki sizde mi bilmiyorsunuz, insan emaneti ehline teslim etmez mi, bu vefasızlık size yakışıyor mu?

Peki, Sayın Vali; hadi birlikte vekillik yaptığı adam aday olduğu için her şeyi ben yaptım edası ile hareket ediyor, 3 yıllık görev süresi içerisinde onun ismi altında yaşadığı ezilmişliğin dürtülerini ortaya çıkartıyor ve hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen o törende konuşma yapmasına rağmen kendisinden bahsetmiyor, peki siz neden Sayın Büyüğün hakkını teslim etmiyor sunuz?

Size bir şey söyleyeyim mi?

O insanın asla sizin iltifatınıza filan ihtiyacı yok. Ama sizin onun desteğine çok ihtiyacınız var. Çünkü onun ölüsü yeter…!

Not; 3 vekil dururken, belediye başkan adayına konuşma hakkı tanınması, Rafet Vergili’nin; “Gerekirse tüm Karabük toplanalım ve köşke çıkıp Mehmet Ali Beyi başımıza yeniden isteyelim” sözünün ne kadar doğru olduğunu bize bir kez daha gösterdi.

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM