“SERT SÖZLERİ ÇEKMECEYE KİLİTLEDİM”

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Şubat ayı meclis toplantısında ERDEMİR’e yönelik mesajlar verdi. OYAK yönetimine ‘Barış elimi uzatıyorum, sert sözleri çekmeceye kilitledim ama anahtarı cebimde’ diyen Posbıyık, Ereğli halkının haklarını savunmak için hukuksal mücadelenin süreceğini belirtti. Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, meclis konuşmasında Erdemir-Oyak ile Belediye arasındaki ilişkiler konusunda da önemli mesajlar verdi. […]

“SERT SÖZLERİ ÇEKMECEYE KİLİTLEDİM”
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 06 Şubat 2020 - 15:22 'de eklendi ve 408 Kez Okundu


Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Şubat ayı meclis toplantısında ERDEMİR’e yönelik mesajlar verdi. OYAK yönetimine ‘Barış elimi uzatıyorum, sert sözleri çekmeceye kilitledim ama anahtarı cebimde’ diyen Posbıyık, Ereğli halkının haklarını savunmak için hukuksal mücadelenin süreceğini belirtti.

Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, meclis konuşmasında Erdemir-Oyak ile Belediye arasındaki ilişkiler konusunda da önemli mesajlar verdi. Erdemir-OYAK Yönetimine barış elini uzattığını açıklayan Başkan Posbıyık şunları söyledi;“Erdemir’le ilgili bir çok sorular geliyor, durum nedir? Aranız nasıl gibi? Bu konuda buradan mesaj veriyorum. Ben genç bir mühendis olarak Belediye Başkanı seçildiğimde bile 20 yıllık Erdemir’liydim. Her zaman söylüyorum; Erdemir hepimizin, ülkemizin gözbebeği oldu. Fabrikada bir sorun çıktığında alanımız olsun olmasın gece gündüz demez koşardık; bir yardımımız olur belki diye sorumluluk duyardık, aidiyet hissederdik. Ereğli ve Erdemir iç içe geçmiş, etle tırnak gibidir. O nedenle ‘Erdemir yabancılara satılmasın’ diye mücadele verdik ve buna öncülük ettim. OYAK’a satıldığında milli bir kuruluşumuza satıldı diye o nedenle içimiz rahatladı. Benim mücadelem, her zaman Erdemir ve çalışanları için, Ereğli halkı için en doğrusu olsun diyedir. OYAK’ın tutumlarına dair eleştirel açıklamalarım da bu nedenledir.
ERDEMİR İÇİN İYİ OLAN, EREĞLİ İÇİN DE İYİ OLSUN
Erdemir ülkemizin ve dünyanın en değerli sanayi kuruluşlarından biridir, bir dünya markasıdır. Oyak’ın yalnızca sanayici kimliğinin olmadığının da bilincindeyiz. Oyak, bu ülke için canını ortaya koyan askerlerimize, şehit yakınlarına sahip çıkan, koruyan bir kurum niteliğiyle aynı zamanda gurur kaynağımız. Havamızın, denizimizin temiz olması için önlem almalarını istemek hepimizin hakkı. Biliyorum, onları canavara benzetmemden de çok rahatsız oldular. Ama bu bir metafordur, benzetmedir. Derdimiz Erdemir-Oyak yönetimini incitmek değil. Sadece etkili bir şekilde dikkatlerini çekmek istedik, çektik de… Tabii ki yaklaşık 6 bin kişinin çalıştığı, emeklileriyle, aileleriyle çok büyük bir kesimin hayatına dokunan, ülke ekonomisi için büyük önemi bulunan bu büyük tesis için de en iyisi olsun isteriz. Erdemir için iyi olan, Ereğli için de iyi olsun. Meselemiz bu. İstiyoruz ki yeni bir süreç başlasın. Birbirimizi anlayalım. Şehrin talepleri dikkate alınsın.
ÇEKMECEYE KALDIRIYORUZ, BARIŞ ÇUBUĞU UZATIYORUZ
Bu nedenle, arasında canavar benzetmemizin de yer aldığı sert sözlerimizi bir dosyaya koyup kapağını kapatıyor, çekmeceye kilitliyoruz. Dilerim Erdemir, Ereğli’nin önceliklerini dikkate alacak adımlar atar. Biz de belediye olarak Erdemir’e destek olmak için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Dilerim yeni süreçler yaşanır ve bu süreçlerden Erdemir ve Ereğli halkı olarak karşılıklı pozitif sonuçlar elde ederiz. Yumruğumu sıkmadığımı, elimi uzattığımı daha önce de vurgulamıştım. Bu kez de diyorum ki yeni bir sayfa açalım, biz Belediye olarak Erdemir için ne yapabiliriz, Erdemir Ereğli halkı için neler yapabilir, artık bunları konuşalım ve somut adımlar atalım.
HUKUKSAL MÜCADELE SÜRECEK
Barış çubuğunu uzattık. Biz Ereğli halkının hakkını hukuk kurallarını çerçevesinde verin diyoruz. Verdiği takdirde Erdemir bizim canımız, meclis üyelerimizle birlikte imar tadilatları, imar planlamaları Ereğli’nin gelişmesi için her türlü özveriyi gösteririz. Ancak Erdemir bugüne kadar biraz hoyratça davranmış. Yüzlerce dava açmış belediyeye karşı. Belediye de geçmiş dönemde sessiz kalmış. Anayasa Mahkemesi’ne gittiğinde avukatlarımız savunmaya dahi girmemiş. 500 bin lira aylık paramız da haybeden yere gitmiş. Ama artık öyle değil, şartlar değişti. Şimdi biz hukuk mücadelesi veriyoruz. Belediye avukatlarımız bir taraftan çalışıyor. Ereğli’de tuttuğumuz diğer avukatlar bir taraftan çalışıyor. Ankara’da idari hukuk profesörleri bir taraftan çalışıyor. Bakın göreceksiniz, neler ortaya çıkacak! Erdemir bu söylediklerimi tahmin eder. Özelleştirme İdaresi’nden bir yazı gelmiş. Özelleştirmede ‘Biz barajı komple devir aldık’ diye. Yok böyle bir şey. Yakında çıkacak kokusu. ‘Barajın olduğu yataklar bizim’ diyor. Yataklar halkındır, devredilemez. Bunları çıkaracağız ortaya. TÜBİTAK’ın verdiği raporda cürufun içerisindeki tehlikeli maddeleri tek tek sayıyor ve suyla buluştuğunda zehirler ortalığı diyor. Bunların cürufu nerde, suyun ortasında.
5 SENELİK UYUMA DÖNEMİ BİTTİ
Erdemir’in Erdemir’den haberi yok. Kaç bölümü var, kaç metrekare haddehanesi var, onun birleşimi nerede. Hiçbir veri yok ellerinde. Bizi sokmadılar, savcılıktan izin aldık 11 aslan gibi arkadaşım kendilerine şükranlarımı sunuyorum, arabalarını daha evvelden bilgi işlem aletleriyle donattılar, fabrikanın içerisinde bütün bölümleri tek tek çıkarttılar. Bugün yaptırmaya kalksanız 10 milyon liraya yaptıramazsınız bu işleri. Dijital veriler bizim elimizde. Erdemir nerede ne kadar mekanının olduğunu bilmiyor, Ereğli Belediyesi biliyor, bize sormak zorundalar. Bunlardan doğan emlak vergisini de vermek zorunda. Ne yapar. Alışmışlar mahkemeye gitmeye. Paramızı vermemek için bizi oyalarlar. Oyalarlarsa biz de kısasa kısas yaparız. sert sözleri çekmeceye kilitlediğimi söyledim ama anahtarı bende. Her an o çekmeceyi açabilirim, harekete geçebilirim. Hukuk meselesinde çok iyi noktalara gidiyoruz. Ereğli’de çok değerli bir çevreci avukatımız var. Belediye avukatlarımızla birlikte ortaklaşa çalışıyorlar. İnanılmaz neticelere gitmeye başladık. DSİ de bizden bilgi alıyor. Yani bizi uyuyor zannetmesinler. 5 senelik dönem bitti. Uyuma dönemi bitti. 5 sene Ereğli’de Belediye yoktu zaten. Ben yok farz ediyorum. Onun için son defa buradan uyarıyorum. Ya bizimle uzlaşacaklar veya hukuk yoluyla bedeller ödeyecekler. Özelleştirme nasıl oldu? Bu sorumu da anlarlar kendileri. Özelleştirmedeki hatalar ne? Yarın onlar da meydana çıkacak. Bunun için de mahkemeye gidiyoruz. Savunma yok, biz taarruzdayız. Geçtiğimiz 5 senede Erdemir taarruzda olmuş, Belediye savunmada. Savunmayı da yapamamışlar, sessiz kalmışlar. Ama şimdi biz taarruzdayız. Bunları anekdot olarak söylüyorum. Bu söylediklerimi, muhatapları çok iyi anlarlar”

YORUMLAR






    0 YORUM