“Polis teşkilatının yüz karası..!”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, haftalık basın toplantısında rakiplerine yüklendi. Başkan Vergili; “Ne yapacağız,Cenab-ı Allah’a dua mı edeceğiz, Allah’ım bize bir şehit gönderde Rafet Beyin yaptığı meydanı kullanalım mı diyeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulunan Ak Parti Adayı Prof. Dr. Burhanettin Uysal’a; ” Aziz şehitlerimize bu saygısızlığı yapan şahıs polis teşkilatımızın tam bir yüz karasıdır” dedi Ak […]

“Polis teşkilatının yüz karası..!”
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 25 Mart 2019 - 15:51 'de eklendi ve 264 Kez Okundu


Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, haftalık basın toplantısında rakiplerine yüklendi. Başkan Vergili; “Ne yapacağız,Cenab-ı Allah’a dua mı edeceğiz, Allah’ım bize bir şehit gönderde Rafet Beyin yaptığı meydanı kullanalım mı diyeceğiz” şeklinde açıklamalarda bulunan Ak Parti Adayı Prof. Dr. Burhanettin Uysal’a; ” Aziz şehitlerimize bu saygısızlığı yapan şahıs polis teşkilatımızın tam bir yüz karasıdır” dedi

Ak Parti Adayı Burhanettin Uysal’ın son iki haftadır kendisini yalan ve iftiralarla eleştirmeye çalıştığını ifade eden Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “İki haftadan bu yana her türlü yalan ve iftira ile şarlatanca hareketlere devam ediyor, hatta maddi konularda bile bizim hakkımızda konuşmaya başladı, ama o Konyalı olduğu için Karabük’ü ve Karabük’ün değerlerini bilmeyen bir aday. Benim babam Mehmet Vergili, annem Makbule Vergili, dayım Nazım Çapraz, bende Rafet Vergili’yim. Kendisi bu değerlerin ne demek olduğunu bilmediği için tamamen yalan ve iftira dolu bir kampanya ile itibarsızlaştırma siyasetine devam ediyor. Mahalle gezilerimizde halkımızın bize gösterdiği büyük teveccüh bu kampanyaların hiçbir işe yaramayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Kendisi o kadar cüretkar davranabiliyor ki, hatta şehitlerimize dahi hakaret edebilecek düzeye gelmiş vaziyette. Size şöyle söyleyeyim; kendisi bir polis akademisi mezunu olarak bu akademinin yüz karası. Şehitlerimize hakaret edebilecek düzeyde konuşma yapabiliyor. Yaptığı bu konuşmalar atanmış adayın psikolojisinin tamamen bozulduğunun tam bir göstergesi, ne konuştuğunu artık bilmiyor siyaset uğruna yalan ve iftira söyleyemeyeceği hiçbir şey yok. Şehit cenazeleri ile ilgili bile bu şekilde konuşabilecek cüreti gösteren bir kişiye Rafet Vergili ile ilgili söylediği sözler o kadar önemli değildir. Aziz şehitlerimize bu saygısızlığı gösteren bu kişi, polis akademisinin ve polis teşkilatının tam bir yüz karasıdır” dedi.

Kent Meydanının yalnızca şehit cenazelerinde kullanılmadığını, resmi törenlerden demokrasi nöbetlerine, esnaf günlerinden siyasi parti mitinglerine kadar birçok farklı olayda işlevsel bir hale geldiğini de sözlerine ekleyen Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili;” Şimdi gelmiş meydanı bahçeye çevirmeye çalışıyor, konuşurken yaptığı işlerde tüm akademisyenlerden görüş aldığını ifade ediyor, peki o zaman rektörlük binası ve üniversite yaşam alanını neden beton yığınına çevirdin?” şeklinde sorular yöneltti.

Millet İttifakı Adayı Dursun Altıparmak’ın belediyecilik dersi vermeye çalıştığını ifade ederek açıklamalarını sürdüren Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Altıparmak’ın başkanlığı dönemindeki yerel basın haberlerinden örnekler sunarak; “Döneminde belediyecilik hizmetleri aksamış, çalışanlar maaşlarını, ikramiyelerini alamamış, işçiler eylem yapmış, onun yaptığı üç iş var; 200 Evleri beton yığını haline getirmek, şehrin göbeğinde beton yığını bir AVM inşa etmek ve dağ başına OSB yapmak. Organize Sanayi Bölgesinin ilk müracaatını Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığım döneminde 1990 yılında ben yaptım ve Bakanlar Kurulundan kararını çıkarttım. Kendilerine Hamzalar’dan 3 Evler’e kadar OSB alanı ilan edin dediğim halde sırf birilerine rant sağlama uğruna dağın tepesine OSB yaptılar. Geçmiş dönemlerdeki adaylığı dönemindeki seçim broşürlerinde OSB’de 8-10 bin kişinin istihdam edileceğini ifade ediyor, biz geldikten sonra alanı iki katına çıkartmamıza rağmen 25 fabrikada ancak 2 bin arkadaşımız istihdam edilebiliyor. Dağın tepesine kurdukları Organize Sanayi Bölgesinin ne elektriği vardı ne de suyu. 20 yıl sonra ben yatırıma başladığımda orada bir sucuk bir de yoğurt fabrikası vardı. Kendi cebimden 17 milyon vererek elektrik indirme tesisini kurdum ve devlete hibe ettim, ondan sonra da diğer yatırımcı arkadaşlarımız gelmeye başladı. Bu arkadaş da Kent Meydanı ile ilgili çalışmalar yapmış. Ama 1999 yılında aday olduğunda hazırladığı broşürde; ‘ Meydana iş merkezi ve ikiz gökdelen yapacağız’ yazıyor, gördünüz mü Kent Meydanı anlayışını, o dönemde KARDEMİR’den meydanı neden alamadınız, iktidar partisine mensuptunuz, bunları yapamamışsın ama yine hayallerin var. Ayrıca bu arkadaşımızın beton yığını haline getirdiği 200 Evler’de de alış veriş merkezi projesi var, seçim broşüründe iki kulede Şirinevler’e koymuş” şeklinde açıklamalarını tamamladı.

YORUMLAR






    0 YORUM