OLAN HEP GAZETECİYE Mİ OLACAK!

Gazeteciler kimsesiz insanlardır hep. Hal tabiri ile ne İsa’ya yaranabiliriz ne de Musa’ya. Hoşlarına giden bir şey yazdığımızda dürüst ve namuslu oluruz, azıcık zülfüyâra dokununca ise ne satılmışlığımız kalır, ne de uşaklığımız! Bu ifadelerimiz yerel basın için tabi. İş biraz genele yayılınca ise son yıllardaki moda tabirler ile ya yoldaşsınızdır, ya da yandaş. Bunlar gazetecilere […]

OLAN HEP GAZETECİYE Mİ OLACAK!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 25 Kasım 2020 - 16:30 'de eklendi ve 101 Kez Okundu


Gazeteciler kimsesiz insanlardır hep. Hal tabiri ile ne İsa’ya yaranabiliriz ne de Musa’ya.

Hoşlarına giden bir şey yazdığımızda dürüst ve namuslu oluruz, azıcık zülfüyâra dokununca ise ne satılmışlığımız kalır, ne de uşaklığımız!

Bu ifadelerimiz yerel basın için tabi. İş biraz genele yayılınca ise son yıllardaki moda tabirler ile ya yoldaşsınızdır, ya da yandaş.

Bunlar gazetecilere sözlü şiddettir. Birde fiziki şiddet ve saldırılar var elbette. Habere giden kameraman ve muhabire saldırılır, fotoğraf makineleri kırılır, Uğur Mumcu gibi ömrü hainlerle mücadele ile geçen meslek büyüklerimizde hunharca şehit edilir.

Ne hikmetse de gazetecilere yapılan saldırıların failleri bulunmaz!

Örnek, gazeteci arkadaşımız Sait Alıcı’ya yapılan saldırı.

Olayın üzerinden 17 gün geçti ve halen en ufak bir ilerleme yok. Arkadaşımıza evinin önünde saldıran şahıs 500 metrelik alanda yok oldu gitti.

Elbette zaman zaman ters düşebiliriz, hatta birbirimizin yayın politikalarını da beğenmeyebiliriz, ancak şiddete kayıtsız kalmamız mümkün olamaz. Çünkü bugün ona, yarın bana..!

Ne yazık ki olayların faili meçhul kalması ve cezaların azlığı bu tip saldırganları cesaretlendiriyor ve gazeteciler sözlü ya da fiziki tehditlerle ve saldırılarla karşı karşıya kalıyor.

Diğer taraftan ise olayların faili meçhul kalması, saldırıya uğrayan gazetecinin aleyhine haber yaptığı insanları da töhmet altında bırakıyor. Hatta bazen bir başka meslek büyüğümüz bile zan altında bırakılabiliyor. Ancak biz çok iyi biliyoruz ki, tarz farkı da olsa, zaman zaman tartışmalar hukuksal boyuta da gitse hiçbir Karabüklü gazeteci meslektaşına fiziki saldırıda bulunmaz, bulundurtmaz. Sayın Alıcı meslektaşımıza yapılan saldırıda da bu net bir şekilde ortaya konmuştur ve bütün meslektaşlarımız olayı kınamıştır.

Eminiz ki bu dosyanın kapanmasını en çok emniyet teşkilatımız istiyordur. Ancak ne yazık ki pekte umutlu değiliz.! Dileriz biz mahcup oluruz. Dileriz bu olay bir an önce aydınlığa kavuşur.

YORUMLAR






    0 YORUM