Oda, borsa ve STK’lardan harekata destek

Kastamonu’da oda ve borsa ile sivil toplum kuruluşları ve dernekler, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı’na destek verdi. Kastamonu’da 32 oda, borsa, sivil toplum kuruluşu ve dernek temsilcileri, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde düzenledikleri basın toplantısıyla, ‘Barış Pınarı Harekatı’na destek açıklamasında […]

Oda, borsa ve STK’lardan harekata destek
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 16 Ekim 2019 - 14:14 'de eklendi ve 125 kez görüntülendi.


Kastamonu’da oda ve borsa ile sivil toplum kuruluşları ve dernekler, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı’na destek verdi.
Kastamonu’da 32 oda, borsa, sivil toplum kuruluşu ve dernek temsilcileri, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde düzenledikleri basın toplantısıyla, ‘Barış Pınarı Harekatı’na destek açıklamasında bulundu.
Açıklamayı okuyan Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, harekat kararının arkasında olduklarını belirtti.
“Devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz”
81 İl’de aynı anda tüm odalar ve borsalarla birlikte açıklama yaparak hem ülke hem de Dünya kamuoyuna seslendiklerini belirten KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, “Harekatın amacının, hem ülke sınırlarının güvenliğini sağlamak hem de bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırması olduğunu ifade ederek, “Bölgenin PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizlenerek, Suriye halkının teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarılması, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis edilmesi hedeflenmektedir. Bizler devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekatı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekat, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur” dedi.
Türkiye’nin, özellikle Fırat’ın doğusunda sınırın ötesinde konuşlu terör örgütü unsurlarınca, son iki yılda yüzün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kalındığını kaydeden Başkan Fındıkoğlu, “Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldırılar düzenlemektedir. Suriye’deki yerel halkın da terör örgütlerinin giderek artan insan hakkı ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı şikayetleri ve tepkileri sürekli artmaktadır. Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki, masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile başlayıp devam eden tüm bu operasyonlarıyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermektedir. Aynı zamanda da sivillerin ve masumların korunmasına azami dikkat gösterilmektedir. Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarında da gösterdik. Önceden terörün hakim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi. Yurtlarını terk etmek zorunda kalmış Suriyelilerin geri dönüşüne de zemin hazırlamış olduk” diye konuştu.
“Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere, Türk milleti ve iş dünyası en güzel cevabı verecektir”
Türkiye’nin yıkmaktan, yakmaktan yana hiç olmadığı ve olmayacağını vurgulayan Başkan Fındıkoğlu, şöyle konuştu: “Bizim tarafımız huzurdur, barıştır, kardeşliktir. Türkiye’nin terörle mücadeleye dönük çabaları, etnik ve dini temizlik de dahil olmak üzere, insanlığa karşı işlenen suç niteliğindeki PKK/PYD/YPG ve DEAŞ eylemleri nedeniyle yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşlerinin önünü açacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasına da katkıda bulunacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin başlattığı her harekat, Suriyeli göçmenler, mazlum ve mağdur durumdaki yerel halk tarafından desteklenmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, uluslararası camiayı, teröre karşı ortak duruş sergileme ve evrensel insan haklarını bu bölgede hakim kılma yönünde niyetlerini açık bir şekilde göstererek, ülkemize destek vermeye davet ediyoruz. Son olarak, şunu da herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye ve Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere Türk milleti, iş dünyası ve sivil toplumu, bir ve beraber olarak en güzel cevabı verecektir. Bu tehditler karşısında bu vatanın her bir ferdi, Türkiye’nin geleceği için daha çok çalışacak, daha çok üretecektir. Üst kuruluşlarımız, yurt dışındaki muadilleri olan kurumlar ve üyesi oldukları uluslararası kuruluşlar nezdinde çalışmaya ve ülkemizin bu haklı duruşunu aktarmaya başladılar. Gün sessiz kalma değil, milli birlik ruhuyla, bir ve beraber olarak ses verme günüdür.”
Başkan Fındıkoğlu, açıklamasının sonunda, özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve provokasyonlara karşı vatandaşların dikkatli olmasını da isteyerek, şunları kaydetti: “Bu bölgede yaşayanlar bizim komşumuzdur, kardeşimizdir. Aynı medeniyetin, aynı kültürün, aynı inancın mensupları olan bizler arasındaki kardeşlik ve komşuluk hukukunu kimse yok edemez. Aramıza kimse fitne ve fesat sokamaz, bizi birbirimize düşman edemez. Türkiye’nin iş dünyası olarak dualarımızla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanındayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarını yok edeceğine ve terör örgütlerini hezimete uğratacağına olan inancımız tamdır. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz.”

YORUMLAR






    0 YORUM