MANDACI MANDA VE HİMAYECİLER!

Mondros Mütarekesinin ardından Anadolu’da birçok yararlı ve zararlı cemiyet kurulmuştu. Bunlardan bazıları, manda ve himayeyi savunuyor; özgürlüğün, huzurun ve demokrasinin başka ülkelerin himayesi altında elde edilebileceğini iddia ediyordu! Tabi ki o günlerde manda ve himayeyi savunanlar; fakir, vefakâr ve cefakâr Anadolu insanı değildi. Aksine onlar, Mustafa Kemal’in Kuvayi Milliye birliklerinde saf tutuyor, tam bağımsız Türkiye […]

MANDACI MANDA VE HİMAYECİLER!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 07 Şubat 2020 - 23:30 'de eklendi ve 2.768 Kez Okundu


Mondros Mütarekesinin ardından Anadolu’da birçok yararlı ve zararlı cemiyet kurulmuştu. Bunlardan bazıları, manda ve himayeyi savunuyor; özgürlüğün, huzurun ve demokrasinin başka ülkelerin himayesi altında elde edilebileceğini iddia ediyordu!

Tabi ki o günlerde manda ve himayeyi savunanlar; fakir, vefakâr ve cefakâr Anadolu insanı değildi. Aksine onlar, Mustafa Kemal’in Kuvayi Milliye birliklerinde saf tutuyor, tam bağımsız Türkiye mücadelesi veriyordu.

Tüm bunlara karşın; devletin kaymağını yiyen saray soytarıları, ülke ticaretinden en fazla payı alan Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler ise  “Manda ve Himaye” naraları atıyordu.

Bunları neden söylüyoruz?

Çünkü şehrimizin içinde bulunduğu durum, ülkemizin Mondros Mütarekesi sonrası yaşadığı tablo ile birebir örtüşüyor!

Birileri o yıllarda, bir taraftan bu ülkenin kaymağını yemeye devam ederken, diğer taraftan nasıl manda ve himayeyi savunduysa, bu günde onların uzantıları hem bu şehrin ve ülkenin kaymağını yiyor, hem de yerli manda ve himayeye tetikçilik yapıyor!

Soytarıları mandacılara takla üstüne takla atarken, amca üstüne amca çekerken, onlarda birilerine tetikçilik yapıp, bu şehrin kurtuluşunun yabancılarda olduğunu iddia ediyor. Tabi birde o günlerde olduğu gibi, bu günlerde de Teal-i İslamcılar ve Meclis-i Mebusan uzantıları var! Kısacası Cumhuriyet Kenti Karabük’ün içerisinde bulunduğu durum, aynen cumhuriyet öncesi Anadolu’nun içinde bulunduğu durum gibi!

Biz; bir şehrin işadamı, bir ülkenin zengini ne kadar fazla olursa, o şehir ve o ülke o kadar kalkınır,

Bir şehirde ülke sıralamasına giren yerli şirket ne kadar fazla olursa, o şehirde istihdam o kadar artar ve işsizlik o kadar azalır diyoruz, bizimkiler de bu şehre önder olmak yerine, tetikçiliği ve uşaklığı tercih ediyor..!

“Ayıp olmuyor mu, birbirinizin yüzüne bakıyorsunuz” diyeceğiz ama, sanırız bakmakla görmek arasındaki fark bu olsa gerek!

İşin acı tarafı ne biliyor musunuz?

Birileri her fırsatta bunları fasulye gibi nimetten sayıp, bu şehrin önüne koyuyor, onlar ise her dönem para yerine adam veriyor. Daha acısı da; dün kendisinin başkan olmasını istemeyen adamlara tetikçilik yapıyor…!

 

Size mi kaldı bu işler Allah aşkına!

Birileri bir şeyler yazıp elinize verecek, sizde altına imzanızı atacak ve bir yerlere vereceksiniz, onlarda bunu sözde ihbar kabul edecek ve soruşturma başlatacak!

Sizlere tavsiyemiz şu; bu işlerden bir şey çıkmaz. Çünkü bu durum en basit tabirle “organize işler” cümlesiyle tanımlanabilir!

Size de birçok soru sorarlar;

“Aklınıza Perşembe Pazarı Günleri mi geldi?” derler,

“ Bu şehrin duayen işadamını, Oğuz Cem Germaner mi sandınız?” diye sorarlar,

“Bu ülkede bir KİT’te Satın Alma Müdürlüğü yapıp, sizin yüzde biriniz kadar servete ulaşan var mı?” sorusuyla devam ederler..!

 

Babası yaşında adama tetikçilik yaptıranlara da sorular sorarlar tabi..!

Mesela?

“Madem bu hammadde işlerinde hile-hurda var, o zaman diğer hammadde işlerinde olduğu gibi, sözde analiz yaptırıp neden kafa kopartmadınız da bu günleri beklediniz?” diye sorarlar..!

“ Hayırdır, kömürden aldığınız gibi cevherden de 1.5 dolar komisyon alamadınız da mı, amcanıza Şemdin Sakık misyonu yüklediniz, yoksa bir Yurter’de orada mı buldunuz?” derler..!

 

 

 

YORUMLAR






    2 YORUM

    • Heredot 8 Şubat 2020

      2.Dünya savaşında Almanlar bir gecede neredeyse Avrupanın yarısını işgal etmişlerdi. Savaşın sonlarına doğru işler Almanya acısından iyi gitmeyip mağlubiyet yaklaştığında Almanlar işgal ettikleri tüm ülkelerden yavaş yavaş geri çekildi. Peki sonra ne oldu? İşgalci Almanlarla mücadele eden milis kuvvetler işgal sona erdiğinde ilk olarak işgal süresince Almanlara yardım ve yataklık eden isbirlikcileri ve onlarla düşüp kalkan yerel fahişeleri infaz ettiler. Nedense yazınızı okuyunca benim de aklıma bu olay geldi. Ha bir de ülkemiz işgal altındayken şahsi menfaat için işgalcilere alkış tutan ali kemal gibi hainler vardı neyse onların sonunu da başka bir gün anlatırız. Kalın sağlıcakla.

      Cevapla

    • Diyagonal 9 Şubat 2020

      Falancalarin Mıstaa hazır gönüllü tetikçiyi bulmuşken bir suç duyurusuda Karabuksporda yapılan yolsuzlukların soruşturulması için yaptirsa ya.

      Cevapla