LÜTFEN ARTIK BU CENAZEYİ KALDIRIN!

Bundan birkaç yıl öncesine kadar Karabük’ün 3 markası vardı; KARDEMİR, KARDEMİR Karabükspor ve Karabük Üniversitesi… Megolamanın biri sırf siyasi geleceği uğruna üniversiteyi bir yüksek lise haline getirdi, tarihte adı duyulmamış bölümlerle yalnızca bu ülkenin çocuklarını değil, dünyanın çocuklarını Karabük’e topladı, bombayı yeni gelen rektörün kucağına bırakıp gitti..! Tabi “Öğrenci sayısı 80 bin olacak” sözünü duyanlarda […]

LÜTFEN ARTIK BU CENAZEYİ KALDIRIN!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 02 Mart 2021 - 4:24 'de eklendi ve 98 Kez Okundu


Bundan birkaç yıl öncesine kadar Karabük’ün 3 markası vardı; KARDEMİR, KARDEMİR Karabükspor ve Karabük Üniversitesi…

Megolamanın biri sırf siyasi geleceği uğruna üniversiteyi bir yüksek lise haline getirdi, tarihte adı duyulmamış bölümlerle yalnızca bu ülkenin çocuklarını değil, dünyanın çocuklarını Karabük’e topladı, bombayı yeni gelen rektörün kucağına bırakıp gitti..!

Tabi “Öğrenci sayısı 80 bin olacak” sözünü duyanlarda sazan gibi atladılar!

Yurtlar, pansiyonlar, kafeler ve restoranlar açtılar. Nasıl olsa öğrenci pazara harcayacaktı ve onlarda köşeyi dönecekti..!

Tabi öyle olmadı. Türkiye genelinde KYK’nın yurt kapasiteleri toplam öğrencinin % 10’u iken bu rakam iktidar yandaşlarının yapıp KYK’ya kiraladığı yurtlarla yaklaşık % 35’leri buldu. Hal böyle olunca özel yurtlar ve pansiyonlar ekonomik olarak nalları diktiler ve çareyi birbirlerini gammazlamakta buldular. Bu arada üç-beş kruş para kazanan kafe ve restoranları da pandemi vurdu ve kirayı bile ödeyemez duruma geldiler.

“Üniversitemizin son durumu nedir?” diye soracak olursanız?

Hemen söyleyelim; Uluslararası Afrika Üniversitesi…!

Bunu Refik Hocayı eleştirmek için söylemiyorum. Şayet siz devlet olarak 800 nüfuslu Ovacık’a bile bir yükseköğretim kurumu açarsanız, o rektörde oraları bir şekilde dolduracak ve bunun için çaba sarf edecek. Birilerinin siyaseten ya da siyasi ikbal uğruna açtığı bölümlere Türkiye’den öğrenci gelmeyince de mecburen dışarıdan öğrenci arayacak. Tabi, ‘dışarı’ diye tabir ettiğimiz ülkelerde gelişmiş ülkeler olmayınca mecburen açılım yapılacak ülkelerde Afrika ülkeleri ya da 3’üncü dünya ülkeleri olacak…!

Üç marka içerisindeki en önemli markamız ise KARDEMİR malum..

Tek kelime ile direkten döndük…!

KARDEMİR’i yaşlanmış bir öküz gibi gördüler ve bize veteriner gönderdiler!

Yetmedi; KARDEMİR’i köşeyi dönenlerin bindiği bir otobüs olarak gördüler ve biletçi gönderdiler…!

Sonrada dediler ki; “Siz hesaptan-kitaptan anlamıyorsunuz, bu paralar nasıl paylaşılır bilmiyor sunuz, size birde muhasebeci verelim…!”

Cin olmadan adam çarpmaya kalktılar..! Bir dönem başka dalda, ertesi dönem bir başka dalda oynadılar…!

Hayatlarında entegre tesis görmeyen adamlar KARDEMİR’de zirveye çıktı. Maden işletmelerinin personel şefleri bu şirkette Genel Müdür Yardımcısı oldu. Ailesi covid olanlar test yaptırmadan tesise geldi ve işletmeye virüs bulaştırdı. Aslında en tehlikeli virüs onlardı…!

Peki, bu kadar mı?

Tabi ki hayır..!

İttifak filan hak getirdi. Bu memleketin yetiştirdiği değerler, bazı cemaatlerin kontenjanı olarak getirilen maşaların hazırladığı raporlar doğrultusunda doğrandı. İşin acı tarafı ise bu raporlar; sanki gerçekmiş gibi bu şehrin bir takım siyasileri tarafından devletin değişik makamlarına servis edildi…! İşin bir diğer acı tarafı ise bu işbirlikçilerin değişik kalemler altında her ay KARDEMİR’den ve devletin değişik kurumlarından yaklaşık 82 bin lira gelir elde ettikleri…!

Tüm bunların ardından atanan KARDEMİR’in mevcut yönetimi devlete yakınlığı ve liyakatiyle hissedarlara ve Karabük’e ümit ve umut oldu. Ancak ne yazık ki yeni yönetim kendisinden bekleneni şuana kadar yerine getiremedi..!

Yönetim gitti ama onun getirdiği Genel Müdür duruyor. İşin ilginç yanı; o Genel Müdürün çalıştığı yardımcıları da bir önceki yönetimden kalma..!

Haaa!

“Onlar bizim adamımız, biz liyakat arına filan bakmayız ve yerlerinde tutarız” derseniz ağzımızı açmayız. Lakin “Biz buraya yeni bir ruh ve heyecan getirmek için geldik” diyorsanız bizde size sorarız; “Eliniz armut mu topluyor?”

Bildiğimiz kadarıyla KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Alparslan Bayraktar şirketten huzur hakkı almıyor.

Sayın Başkan, Sayın Bakan; bu tavrınızı yürekten alkışlıyor ve buralara kendisini atmak için yırtınanlara da örnek olmanızı temenni ediyoruz.

Peki, Sayın Bakan?

Siz bu parayı almazken; isminin başında Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığınız şirketin isminin yer aldığı kulübün batmasına neden olan ve savcılık raporlarına göre sahte ciro ile tahsil edilen çeklerden 1.204.500.00 avroluk bölümünü düzenleyen adamlardan birinin halen sizin almadığınız parayı almasını nasıl izah edeceksiniz?

Siz aynı zamanda bir kamu görevlisisiniz ve bizden daha iyi bilirsiniz. Sizce de en azından soruşturmanın selameti açısından bu şahısların en azından yargı süreci bitesiye kadar görevden uzaklaştırılması gerekmez mi?

 Gelelim bu yazıyı yazmamıza neden olan asıl konuya, yani KARDEMİR Karabükspor’a…

Sayın Valim

Sayın Milletvekillerim

Sayın Belediye Başkanım

Sayın KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı…

 

Sizlere yalvarıyorum; lütfen bu cenazeyi artık ortadan kaldırın…!

Biliyorum; hiçbiriniz bu cenazenin kucağınızda kalmasını istemiyorsunuz ve bu nedenle orada başkancılık oynayan adamla ilgilenmiyor sunuz.

Ama artık olmuyor..!

Bundan birkaç yıl önce dört büyüklere diz çöktüren kulüp olarak Türkiye’nin konuştuğu Karabükspor artık soda faturalarıyla, peynir giderleriyle, nevresim takımlarıyla gündeme geliyor.

Zeki, çevik ve ahlaklı başkanları ya da yöneticileriyle değil; taraftarına, oyuncusuna ve teknik heyetine küfür etmesiyle haber oluyor. Kısacası düne kadar Karabük’ün en büyük gurur kaynağı olan KARDEMİR Karabükspor bugün bu şehrin en büyük rezil kaynağı durumunda.

Lütfen artık uzatmayalım ve bu şehri daha fazla rezil etmeyelim.

Çünkü sizin sıfatlarınız şöyle;

Karabük Valisi

Karabük Milletvekili

Karabük Belediye Başkanı

KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı….

Sizin için spor= futbol mu?

Süper Lig takımlarına sponsor olan firmalar içerisinde kaç tane KARDEMİR ölçeğinde firma var? Ya da KARDEMİR’in Türkiye’de reklama ihtiyacı mı var?

Gömelim şu cenazeyi, alalım şu çapulcuların elinden şehrin ve KARDEMİR’in ismini ve yolumuza bakalım. Kuralım bir salon takımı, aileler çocuklarıyla hafta sonlarında salonları doldursun ve bırakın Türkiye şampiyonluğunu, Avrupa Şampiyonluğuna oynayalım.

Sayın Valim; Sizi değişik konularda en ağır şekilde eleştirdiğimiz zamanlarda oldu. Lakin yeri geldiğinde sizi kahraman yapmayı da bir görev biliriz. Çünkü sizinle asla şahsi bir problemiz yok ve ne yapıyorsak devletin itibarı adına yaparız.  Çağırın tribünden evden sefer tası ile yemek getirip sahaya çıkan çocuğumuza küfür eden sözde yönetici beslemesini, emredin sosyal medyadan taraftarla, oyuncuyla küfürleşen başkanı ve deyin ki; “Anahtarları teslim edin ve defolup gidin…!”

Tabi bu arada yargıda üzerine düşeni yapsın, çalanların , soyanların, talan edenlerin yanına da kar kalmasın…!

YORUMLAR






    0 YORUM