JAGUAR ŞEMSİ’DEN SONRA BMW YUNUS!

Biz Karabüklüler için sıradan bir sivil toplum kuruluşu değildir Çelik-İş Sendikası. Birileri her ne kadar onun ismini rüzgâra göre adeta bir otobüs firması gibi dönem dönem değiştirse de, biz Karabüklüler için o sendikanın adı Çelik-İş Sendikası’dır ve de hep öyle kalacaktır. Her ne kadar; ‘ Biz Karabüklüler için sıradan bir sivil toplum kuruluşu değildir’ desek […]

JAGUAR ŞEMSİ’DEN SONRA BMW YUNUS!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 02 Haziran 2020 - 5:51 'de eklendi ve 19.986 Kez Okundu


Biz Karabüklüler için sıradan bir sivil toplum kuruluşu değildir Çelik-İş Sendikası.

Birileri her ne kadar onun ismini rüzgâra göre adeta bir otobüs firması gibi dönem dönem değiştirse de, biz Karabüklüler için o sendikanın adı Çelik-İş Sendikası’dır ve de hep öyle kalacaktır.

Her ne kadar; ‘ Biz Karabüklüler için sıradan bir sivil toplum kuruluşu değildir’ desek de, aslında Türkiye içinde sıradan bir sendika ve STK değildir Çelik-İş..! Çünkü Genel Maden İş sendikasıyla birlikte Türk işçi hareketinin son iki destanından birini yazan sendika Çelik-İş Sendikasıdır, o destanın kahramanı Metin Türker’i yetiştirende, yeri geldiğinde Ankara’yı titreten ve Türkiye’yi sallayan da Karabük’tür..!

Ne yazık ki bugün o sendikanın yerinde yeller esmektedir..!

Dönemin en güçlü siyasetçisinin koltuğunu sallayan, onun hükümetine diz çöktüren Metin Türker’in yerinde; işverenden toplu sözleşme yapmama karşılığı 17 milyon aldığı iddia edilen bir sözde sendikacı oturmaktadır.

Türk sendikal hareketi Jaguar Şemsi’den sonra, BMW YUNUS diye bir tosuncuk kazanmıştır. Temennimiz ise yeni Filiz Aker’lere sahip olmamaktır..!

İnanın sendika içerisinde döndüğü iddia edilen dolaplar bizi hiç ilgilendirmiyor..!

Mesela biri Afyon’dan gelmiş, diğeri için, “ Boynuna ipi attım” demiş ( Bu arada o arkadaşta ne iş yapıyor gerçekten merak ediyorum, çünkü facebook bana hangi kadını arkadaş önerse tek ortak arkadaşımız o muhterem. Hatta tanımasam kendisini uluslararası kadın tüccarı sanacağım…!)

Ayrıca Seydişehir Şubesi içerisindeki çekişmelerde hiç konumuz olmadı, bundan sonra da olmayacak.

Bazı twitter hesaplarında iddia edilen; kim olduğunu bilmediğimiz sendikacıların, tanımadığımız metreslerine gönderdikleri iddia edilen paralarda bizi ilgilendiriyor.

Ama bizi şu ilgilendiriyor; Bir önceki Genel Başkan Cengiz Gül’ün iddia ettiği gibi, evinden çıkmayan sendikacı amcalar 60-70 bin lira arası maaşlarını almaya devam ederken, sendikanın maaşlı çalışanları için ‘Kısa çalışma ödeneği” desteğine, yani 1700 liraya başvuruldu mu? Ondan sonra da pişkin pişkin maaşımızın % 10’unu “bizbizyeteriz” kampanyasına bağışladık diye paylaşım yapıldı mı?

Ha bu arada; Kimse Cengiz Gül’ün bu açıklamasını gündeme taşıdık diye bizi Cengiz Gül’cü filan ilan etmeye kalkmasın..!

Yeri gelmişken; son zamanlarda sosyal medyada çarşaf çarşaf paylaşımlarda bulunan, tabir-i caiz ise Abdurrahman Çelebi’liğe soyunan Cengiz Beylere de bir iki soru sormak isteriz;

Cumhuriyetin son çeyrek asrının en büyük sözleşmesine imza atmana rağmen neden bırakıp gittin?

Seni, on binlerce işçinin oturttuğu koltuktan yalnızca 3 kişi indirirken, konfederasyonun aracının koltuğunda oturmaya neden devam ettin?

Koltuğu bıraktıktan sonra maaş almaya devam ettin mi?

Madem bugün çarpışıyorsun, o gün neden çarpışarak kazanmayı, ya da savaşa savaşa gitmeyi tercih etmedin?

Neden bu kadar Çelik-İş Sendikasını yazıyoruz biliyor musunuz?

Dedik ya; çünkü bu sendika bizim için sıradan bir STK değil!

Bu sendika; dedemin kurduğu, babamla benim el ele  ‘Fabrikamız kapatılmasın’ diye yürüdüğümüz eyleme öncülük yapan sendika.

Ne acıdır ki bu sendikayı;

Web sayfasındaki tarihçesinden Karabük’ü çıkartanlar ve işe başladıkları insanların çocuklarının çocuklarına sendikacılık yapanlar yönetiyor.

Yukarıdan sakalı indiriyorlar, aşağıdan pantolonu çekiyorlar; tüm bunlara rağmen çakallığı, kahpeliği, din ve emek sömürücülüğünü bir araya getiremiyorlar, lakin hayasızca sömürmeye devam ediyorlar..!

Uzun süredir merak ettiğim bir diğer konu; yahu HAK-İŞ’e bağlı her sendikanın başına otobüs firması gibi ‘ÖZ’ ifadesi konuyor da, HAK-İŞ Başkanının sendikası olan HİZMET-İŞ’in başına bu ibare neden konulmuyor?

Ayrıca, bir zamanların AKİL, her dönemin KEL MAHMUT’u; lütfen bir izah eder misiniz şu sendikal anlayışınızı?

Mesela şu andaki konfederasyon yönetiminizde kaç sendika kökenli isim var?

Ya da; CHP’li Bolu Belediye Başkanı seçimden günler önce işe alınan insanları işten çıkarttı diye adalet yürüyüşü yaparken, aynı yürüyüşü o tarihten yıllar önce sırf sendikanıza üye oldu diye işten atılan GÜRMEN çalışanları için neden yapmadınız?

YORUMLAR






    0 YORUM