İnsanın gücüne ne gidiyor biliyor musunuz?

Bir vekil istiyorum; düğün düğün değil, bakanlık bakanlık gezsin. Saçları briyantinli değil, elleri nasırlı olsun! Eşi, dostu, akrabası ve ailesinden kimse FETÖ’den ihraç edilmiş olmasın! Bir İl Başkanı istiyorum; kendi işlerini değil, Karabük’ün işlerini takip etsin! Bir Ticaret Odası Başkanı İstiyorum; Karabük’ün firmalarını, Trabzonlu’ya, Ankara’lıya ezdirmesin, masaya yumruğunu vursun ve desin ki; “Karabük’te adam yok […]

İnsanın gücüne ne gidiyor biliyor musunuz?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 06 Eylül 2019 - 0:27 'de eklendi ve 309 Kez Okundu


Bir vekil istiyorum; düğün düğün değil, bakanlık bakanlık gezsin. Saçları briyantinli değil, elleri nasırlı olsun! Eşi, dostu, akrabası ve ailesinden kimse FETÖ’den ihraç edilmiş olmasın!

Bir İl Başkanı istiyorum; kendi işlerini değil, Karabük’ün işlerini takip etsin!

Bir Ticaret Odası Başkanı İstiyorum; Karabük’ün firmalarını, Trabzonlu’ya, Ankara’lıya ezdirmesin, masaya yumruğunu vursun ve desin ki; “Karabük’te adam yok mu da, bu işleri yapan şirket yok mu da, dışarıdan firma getiriyorsunuz, hem de ihalesiz” desin!

Bir Vali istiyorum; bu şehri ve bu ülkeyi gururlandıran, dünyanın en güzel bayrağını göndere çektirip, yeryüzünün en anlamlı marşını tüm dünyaya dinleten sporcularımıza sahip çıksın, onların adlarını ölümsüzleştirsin!

Bir vekil istiyorum; Karabük’ü, Karabük’ün çocuklarını Adıyamanlı’ya, Malatya’lıya yem ettirmesin! Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünsün. Yıllarca hiçbir iş yapmadan vekillik maaşı almak yerine, bir kere adam gibi ‘kral çıplak’ demeyi bilsin.

Çıldırmak işten bile değil bu memlekette. Çünkü ne İsa’ya yaranabiliyoruz, ne de Musa’ya…!

“Karabük’teki kamu kurumlarını, Karabüklü firmalar çalıştırmalı, para bu şehirde kalmalı” yazıyoruz, bir Karabüklü firma; “Aman yazma, beni yazdırdı sanıyorlar” diyor..!

Öte yandan, dışarıdan gelip, bu memleketin kaymağını yiyenlerde, bunun tam aksine araya birilerini sokup, bizimle tanışmak istiyor.

Bazen içinden şunu demek geçiyor; “Lanet olsun, bu şehri sen mi kurtaracaksın, savunduğun adamlar bile sana yazma diyor…!”

Ama diyemiyorum. Çünkü biz bu dumanlı havayı solumuş, onunla büyümüş insanlarız.

İnsanın gücüne ne gidiyor biliyor musunuz?

Değerleri 500 lira olan adamların, 100 bin lira huzur hakkı almaları…!

Bu ne demek izah edeyim mi?

KARDEMİR son dönemde yeni bir uygulama başlattı; aylık 500 liradan reklam ve yine dini ve resmi bayramlarda 750+KDV’den de yerel basına mesaj yayınlattı.

Peki, mesajda ne yazıyor biliyor musunuz?

“Üç ay bu mesajı yayınlayın, ondan sonra yayınlarınıza bakılacak, memnunsak bu reklam ve mesaj destekleri devam edecek…!”

Sizce bu adamlara birşey söylemeye gerek var mı?

Takdir kamuoyunun, 500 lira ile basını terbiye etmeye çalışan bir zihniyet Türkiye’nin ilk ağır sanayi tesisini yönetiyor anlayacağınız.

Be zavallılar, ben size ne diyeyim ki…!

O reklamı siz bize yalnızca 6 ay gönderdiniz ve bize yalnızca 3 bin lira ödediniz. Peki, siz bizi aylık 500 liraya satın alacağınızı mı zannettiniz? Acı ama gerçek, değerinizi deşifre ettiniz…!

Kaldı ki içinizde, “Ya ben herkese reklam parası ödüyorum ama bir tek buna ödeyemiyorum, adam istemiyor” diyenlerde var..!

Kaldı ki içinizde; taht kavgası döneminde, bazı basın yayın organlarıyla noter huzurunda anlaşma yapıp, aylarca ödeme yapanlarda var!

Ama sizde haklısınız..!

Çünkü biz geçmişte, 150-200 lira arası kestirdiğiniz faturalarla trilyonluk yönetime hakim olduğunuza bizzat şahit olduk.

Sizin halinize üzülüyor ve hatta size acıyorum!

Birbirinizi yemekten bir hal oldunuz! Kaşı ayrı, gözü ayrı oynayan Levent Kırca tiplemeli bir adama teslim oldunuz..!

Adam hepinizle oynuyor!

Sabah birinizle, akşam birinizle dans ediyor!

Ve sizde, kıçı açık maymun ve deve kuşu misali bu adama ses çıkartamıyorsunuz..!

İşin acı tarafı da;

Ne bu ilin valisi,

Ne vekilleri,

Ne İl Başkanları,

Ne de TSO Başkanları ses çıkartamıyor!

Kimse bana; “Valinin bu konuyla ne alakası var?” filan demesin. Çünkü biz, KARDEMİR Genel Müdürünün odasında yönetim yapan Nafiz Kayalı gibi valileri de gördük…!

Zaman zamanda olsa sesi çıkan bir tek isim var, o da Karabük Belediye Başkanı Sayın RAFET VERGİLİ..

Ama bizce yeterli değil, Sayın Başkan şehr-i emin olarak daha fazla konuşmalı, daha fazla bu şehrin duygularına tercüman olmalı.

Ayrıca biz; iki vekil istiyoruz!

Adı MEHMET ALİ olsun

Adı MEHMET olsun…!

Çünkü daha iyileri gelmedi…!

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM