İÇİNİZDE YÜZÜ KIZARAN VAR MI?

İki gece sosyal medya hesabımızda bir paylaşım yaptık ve sorduk; “BU İDDİALAR DOĞRU MU..?” Devamında ise şöyle dedik; “Binlerce sağlık personeli aylardır gece gündüz demeden mücadele ediyor. Çocuklar anne ve babalarına, onlar evlatlarına hasret. Hatta bu süreçte hepimizin de bildiği gibi birçok fedakâr sağlıkçımız, insanların hayatını kurtarmak için mücadele ederken kendi hayatlarından oldu. İşte tam […]

İÇİNİZDE YÜZÜ KIZARAN VAR MI?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 12 Kasım 2020 - 21:58 'de eklendi ve 3.573 Kez Okundu


İki gece sosyal medya hesabımızda bir paylaşım yaptık ve sorduk; “BU İDDİALAR DOĞRU MU..?”

Devamında ise şöyle dedik; “Binlerce sağlık personeli aylardır gece gündüz demeden mücadele ediyor. Çocuklar anne ve babalarına, onlar evlatlarına hasret. Hatta bu süreçte hepimizin de bildiği gibi birçok fedakâr sağlıkçımız, insanların hayatını kurtarmak için mücadele ederken kendi hayatlarından oldu.

İşte tam bu sırada gündeme bomba gibi bir iddia düştü!

İddia şu;” Karabük’te 6 sağlık personeli geçici görevle valiliğe, masa başına alındı..!”

Umarız asparagas bir haberdir! Şayet değilse buradan soruyoruz; Gerekçe ne, valilikte iş patlaması mı oldu?

Ya da bu isimler kim ya da kimlerin torpili ile masa başına çekildi? Onların canı canda; gece-gündüz demeden fedakârca mücadele eden insanların canı patlıcan mı…?”

 

İddialar doğruysa bu yazı o gecenin sabahında yalnızca Karabük’te değil, tüm Türkiye’de infiale neden olmuş. Hatta yaptığımız paylaşım Sayın Bakan Fahrettin Koca’ya kadar da ulaşmış. Korona virüs ile mücadelede Türkiye’nin en başarısız ve en yetersiz müdürlerinden biri olan Sayın Müdür de yine bir rivayete göre iddialarımızı doğrulamış, hatta 6 değil, 7 kişinin olduğunu ifade etmiş.

Bu gelişmelerin ardından bu insanlar kimdir diye biraz araştırdık ve şunu gördük; hiçbiri gariban, sıradan ve arkasında dayısı olmayan insanlar değil!

Mesela bunlardan bazıları ebe- hemşire ve sanırız olağanüstü yeteneklere sahip oldukları için;  Valilik Avrupa Birliği Proje Merkezinde görevlendirilmiş. Birisinin kayınpederi de büyük bir fabrikatör..!

Şimdi bir buradan Sayın Valiye net bir şekilde soruyoruz; kadrosu İl Sağlık Müdürlüğü’nde olan 7 şahıs şu anda nerede görev yapıyor? Kim ya da kimlerin talimatı üzerine bu görevlendirmeler yapıldı?

Elbette pandemi nedeniyle bazı kurumların personel ihtiyaçları olabilir, ancak bu ihtiyaçlar asla bazı kuramlardan karşılanamaz

Mesela bu süreçte şehrin tek hastanesinden personel alınmaz. Çünkü ülkenin ve dünyanın en önemli gündem maddesi korona’dır ve insan hayatından daha değerli bir şey yoktur..!

Lütfen açıklayın Sayın Vali; Bu 7 isim kim ya da kimlerin adamıdır, ya da hangi gerekçelerle valilik bünyesinde görevlendirilmiştir?

Ayrıca bu vesile ile; personeli arasında adaleti sağlayamayan, devletin güvenini hissettiremeyen Sayın Valiye bu vesile ile şunu da sormak isteriz; Sayın Vali; bu adaletsizliklerle, personelinizi arkanıza alamadığınız bir mücadelede nasıl başarılı olmayı bekliyorsunuz? Zaten yanınızdaki bir iş yeri hekimi ve kendisinin geçmişte görev yaptığı işletmede de covid zirve yapmış, tüm bu şartlarda nasıl başarılı olabilirsiniz ki!

Bu adaletsizliği yapanlara, siyasi ve sosyal çevrelerini kullanarak meslektaşlarının haklarını çalan yüzsüzlere şu mesajı okumalarını tavsiye ederim;

“Covid yoğun bakım mesaimden çıktım eve gidiyorum. Üç kat maske takmaktan kulağımın arkası ve burnum acıyor. Sperliğin alnımda yaptığı basıyı hala hissediyorum. Hastalarım her anlamda ağır. Sağ bacağıma belimden doğru inen müthiş bir ağrı var. Ayak tabanlarım yanıyor. Covid pozitif olan bir doktor arkadaşımızın durumunun pek iyi olmadığını öğrendik bugün, çok üzüldüm. Kızım arıyor, ödevlerini yapmak için beni beklediğini söylüyor. Duşa girmek bile gözümde büyüyor. İki kişi görüyorum maskeleri yok. Sosyal mesafe yok. Çay içip, sohbet ediyorlar. Aşıyı bulmuş olabileceklerini düşünüyorum. Bir şey söylememek için zor tutuyorum kendimi. Yutkunuyorum. Nefret dolu gözlerle bakıyorum onlara. İçimden söyleniyorum; Bu kış zor geçecek..”

Sosyal medyadaki paylaşımımın ardından bunu bana bir dostum gönderdi ve dedi ki; “Ağabey çok haklısın, bu mesaj Karabük’te görev yapan bayan bir sağlık personelimizin mesajı…”

İnanın defalarca okudum ve ağladım. Haykırarak neler söylediğimi bir tek ben biliyorum, bir de yüce Allah. Ancak en hafifi; “Allah hepinizin belasını versin, vereceği en hafif belada covid olsun” oldu!

Bu memleketin iktidar temsilcilerine gelmeden önce konuyla ilgili seslenmemiz gereken bazı insanlar var;

Mesela muhalefetin sağlıkçı vekili..!

Yahu Sayın Vekil;

Dünya’dan haberin yok, sesin soluğun çıkmıyor, konuları takip etmiyor ve kafana göre takılıyorsun. Ama Hipokrat yemini etmiş bir adam olarak bari meslektaşlarınızın hakkını savunun..!

Gelelim sendikalara;

İktidar yanlısı sendikadan bu konuda bir açıklama zaten beklemiyoruz. Peki, hem Türk Sağlık-Sen’in, hem de KAMUSEN’in Başkanlığını yapan Sayın Sadık Doğdu, size soruyorum; neredesiniz? Yoksa bir hastane müdür yardımcılığına sus-pus mu oldunuz? Gerçi bizimki de büyük bir hayal! Çünkü kapısına; “Türk Sağlık-Sen üyeleri giremez” tabelası asan adam halen görevde!  Peki ya, KESK’in sağlık kolu?

Gelelim iktidar kanadına;

Beyefendilere siyaset sahnesinde yaşandığı iddia edilen ve dilden dile dolaşan bir hikâye ile cevap verelim;

İddia odur ki Rizeli hacı amcamın biri bir gün belediyeye gider ve başkanla görüşmek istediğini söyler. Özel Kalem Müdürü amcamızı, meclis üyeleriyle birlikte oturan başkanın odasına alır. Başkan sorar; “Buyur amca derdin nedir?” Amcam cevap verir; “Benim yan komşuya 5 kat, bana 3 kat verdinuz..”

“Yapma ya, haksızlık etmişuz sana emice “ der başkan.

Hacı emicenun cevabı nettir; “KALKINMANİZA BİR ŞEY DEMEYRUM DA , ADALETİNİZUN TA…..”

 

YORUMLAR






    0 YORUM