Herkes Ankara’yı hayal ederken o memleketini seçti

Belediyelerin borç sarmalı içerisinde boğuştuğu şu günlerde belediye başkanlarının birçoğu, bir yolunu bulup kendisini parlamentoya atmaya çalışıyor. Ancak o başkanların içerisinde biri var ki, tam tersini yaptı. Kamuoyunun aklına ise Kur’a-ı Kerim ve ay yıldızlı bayrak üzerine yemin ederek göreve başlamasıyla kazındı. Tanju Özcan üniversite eğitiminin ardından genç bir avukat olarak memleketi Bolu’ya döndü.1999 Yerel […]

Herkes Ankara’yı hayal ederken o memleketini seçti
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 13 Ocak 2020 - 21:11 'de eklendi ve 735 Kez Okundu


Belediyelerin borç sarmalı içerisinde boğuştuğu şu günlerde belediye başkanlarının birçoğu, bir yolunu bulup kendisini parlamentoya atmaya çalışıyor. Ancak o başkanların içerisinde biri var ki, tam tersini yaptı. Kamuoyunun aklına ise Kur’a-ı Kerim ve ay yıldızlı bayrak üzerine yemin ederek göreve başlamasıyla kazındı.

Tanju Özcan üniversite eğitiminin ardından genç bir avukat olarak memleketi Bolu’ya döndü.1999 Yerel Seçimlerinde en genç üye olarak Bolu Belediye Meclisine girdi. 2009’da henüz 35 yaşında iken Bolu Belediye Başkan Adayı oldu ve ilk deneyiminde çok az bir farkla seçimleri kaybetti. Ancak yılmadı, köşesine çekilmedi. Üst üste dört dönem Bolu Milletvekili seçildi. Birçok insan milletvekilliği hayali ile yanıp tutuşurken o parlamentonun nimetlerini elinin tersiyle itti “Bolu’yu seviyorum” sloganıyla Ankara’dan memleketine döndü.

Her kesimden, her görüşten insanın oyunu alarak Bolu Belediye Başkanı seçilen Tanju Özcan ile sizler için konuştuk.

Birçok belediye başkanı milletvekili olmak ister, ancak siz milletvekili iken belediye başkanlığını tercih ettiniz, neden böyle bir karar aldınız?

“Siyasete başlarken benim hedefim yerel yönetimdi. Hatta 2009 yılında henüz 35 yaşındayken aday olmuştum ve neredeyse de kazanıyordum. Sonra milletvekili adayı oldum ve dört kez seçildim. Ancak yeni sistemde milletvekilliğinin çok fazla işlevinin kalmadığını üzülerek gördüm. Hatta arkadaşlarım bana “En rahat dönemde milletvekilliğini bırakıp, son derece meşakkatli belediye başkanlığına soyunuyorsun” dediler. Bende gayri ihtiyarı ‘Çünkü Bolu’yu seviyorum’ demiştim ve sonra da bu cümle seçimlerde bizim sloganımız haline geldi. Gerçekten Bolu’yu seviyorum, ben Bolu’yu yaşıyorum. Bolu’nun sorunlarını, Boluluların sorunlarını çözebilme adına, burayı güzel bir kent haline getirme adına elimi taşın altına koymaya karar verdim, gövdemi koydum.

24 Haziran Seçimlerine baktığımızda bizim Bolu’da seçimleri kazanmamız imkânsız gözüküyordu. Ama yerel seçimlerin farklı bir dinamiği var. Biz burada yalnızca bizim ittifakımız içerisindeki partilerden değil, karşı ittifaktan da çok yüksek oylar aldık. Onlar bize güvendiler ve şehrimizin yönetimini bize bıraktılar.”

Hızlı Tren Projesi ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanından bir randevu talebiniz oldu, kendisinden ne gibi talepleriniz olacak?

 “Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi yıllardır konuşuluyor ve artık somutlaşmaya başladı. Öyle anlaşılıyor ki hükümet bu konuda bir yabancı kaynakta bulmuş. Burada tartışılan konu şu; İstanbul’dan çıkacak, Kocaeli ve Sakarya’dan her türlü şartlarda geçecek. Ondan sonra iki hattan birine karar verecekler. Ya Sakarya’dan Bilecek ve Eskişehir üzerinden Ankara’ya gelecek, ya da Sakarya’dan sonra Düzce, Bolu, Gerede ve Ankara şeklinde planlanacak. Biz diyoruz ki; bizim güzergâhımız daha kısa bir güzergâh, nüfus yoğunluğu daha yoğun bir güzergâh, zaten Ankara-Eskişehir arasında bir hat var. Tabi benimde belediye başkanı seçilmemden sonra bölgede muhalefet milletvekili kalmadı, iktidar milletvekilleri de bu konuyu yeterince sahiplenmiyor, Düzce’de bir hareket var ancak Bolu’da bir hareket yok, bizde bir inisiyatif alıp sivil toplum örgütleriyle birlikte Sayın Cumhurbaşkanına anlatmak istedik. Şu ana kadar olumlu ya da olumsuz bir yanıt gelmedi. Ne yapıp yapıp bu randevuyu alacağım, gerekirse Düzce Belediye Başkanımızla birlikte gideceğiz, Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşürsek ben ikna edeceğimizi düşünüyorum.”

Bölge Belediye Başkanları olarak işbirliği içerisinde hareket ediyor musunuz?

“Biz belediye başkanları olarak birlikte hareket ediyoruz. Mesela Düzce’de Ak partili bir başkan var, kendisi de eski bir bakan ve parlamentoda da birlikte görev yaptık. Seçimlerden sonra belediye başkanlarının partisi fark etmez, çünkü seçimden sonra tüm belediye başkanları aynı dili konuşuyor, çünkü sorunlar ortak. Kamuoyunun bildiğinin aksine Ak Partili belediyelerin durumları bizden daha kötü. Çünkü ‘Nasıl olsa Ankara bizden’ diyerek sorumsuzca harcamaların altına girmişler. Buna karşın muhalefet belediyeleri daha fazla denetlendiği için, bazı kaynaklardan yararlanamadıkları için çok fazla borçlanmaya cesaret edememişler.”

 Nasıl bir belediye devraldınız?

Çok sıkıntılı bir belediye devraldık. Şirketle birlikte 461 milyon borç vardı. Şu anda Türkiye’de borcu olmayan ender belediye şirketlerinden biri bizim şirketimiz, borçların tamamını kapattık. Diğer taraftan da belediye içerisinde çok yüklü bir borç ödedik ve çok ciddi tasarruf tedbirleri uyguladık. Şirket borçları dâhil 2019 yılı içinde 190 milyon borç ödedik.

Seçimler öncesinde muhakkak seçmenle paylaştığınız projeleriniz oldu, peki öncelik verdiğiniz hedef projeleriniz neler?

59 proje ile yola çıktık ve kısa sürede bunların birçoğunu hayata geçirdik. Türkiye’de bayrak ve Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek ilk göreve başlayan belediye başkanı benim. Ama bu konuda da anlaması güç şekilde eleştiri aldım. Suriyelilere yardımı keseceğim dedik ve kestik. Otopark katılım paylarını düşürdük. Beni en çok heyecanlandıran projemiz; Kültür ve sanat Merkezi Projesi. Ona bu yıl başlayacaktık ama bana geçmiş dönemden kalma 3 tane ihalesi yapılmış proje var. Bunlardan bir tanesi; Karadere Suları dediğimiz bir su kaynağından şehre su getirme projesi ve maliyeti yaklaşık 19 milyon lira. Bir diğeri Pis Su Arıtma Tesisi ve yaklaşık 60 milyon liralık bir proje. Birde hemen belediyemizin yanında ihalesi yapılmış ancak başlanmamış iş merkezi projemiz var ve yaklaşık 30 milyonda oraya gidiyor. Bu üçünü bu yıl içerisinde bitirip, 2021 yılında da Kültür ve Sanat Merkezi ve Organik Pazar Projesi gibi beni heyecanlandıran projelerimizi de hayata geçireceğiz.

Bolu’nun turizmden hak ettiği payı aldığını düşünüyor musunuz?

“Hayır düşünmüyorum. Bolu, 30-35 milyon insanın 2-2.5 saatte karayolu ile ulaşabildiği bir güzergâh. Jeopolitik anlamda çok önemli bir onumumuz var. Yılda 50 milyon insan karşılıklı olarak otobandan geçiyor. Allah vergisi doğal güzelliklerimiz var. Özellikle futbol takımlarımızın yaz kampları için müthiş bir rakım avantajımız var. Doğa turizmi, spor turizmi ve sağlık turizmi alanlarında ciddi adımlar atıyoruz. Ayrıca Kartalkaya ile Karacasu arasında Turizm Gelişme Alanı adı altında hükümetin planladığı bir proje var ve orada da ciddi bir yatırımcı bekliyoruz”

Tanju Özcan Kimdir?

13 Aralık 1973 tarihinde Mengen’in Turna Köyü’nde Galip ve Emine çiftinin çocukları olarak dünyaya geldi.

Mengen Atatürk İlkokulu, İzzet Baysal Anadolu Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.

Serbest avukat olarak çalıştı. Belediye Meclis Üyeliği, Boluspor Yöneticiliği, CHP Bolu Merkez İlçe ve CHP Bolu İl Başkanlığı görevlerinde bulundu.

24, 25, 26 ve 27. Dönemde Bolu Milletvekili seçildi. 24. Dönemde TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği, İçişleri Komisyonu Üyeliği ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyeliği görevlerinde bulundu. 26. Dönemde İçişleri Komisyonu Üyeliği yaptı.

İyi düzeyde İngilizce, orta düzeyde Almanca bilen Özcan, evli ve 1 çocuk babasıdır.

 

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM