ESKİDEN BU İŞLER NASIL OLURDU?

Karabük Zonguldak’a bağlı iken, Turgut Özal Başbakan, Rafet Vergili TSO Başkanı iken, Karabük “Kalkınmada Öncelikli Yöre” olmak istediğinde; TSO Başkanı randevu alır, oda meclisinin tamamı ve siyasi partilerin ilçe başkanları birlikte Ankara’ya gider, hükümetin karşısına tek yürek, tek yumruk dikilir, işi bitirip gelirdi. Aynı durum Karabük Demir Çelik İşletmelerinin kapatılması kararı verildiğinde de geçerliydi. O […]

ESKİDEN BU İŞLER NASIL OLURDU?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 13 Şubat 2020 - 21:21 'de eklendi ve 6.190 Kez Okundu


Karabük Zonguldak’a bağlı iken, Turgut Özal Başbakan, Rafet Vergili TSO Başkanı iken, Karabük “Kalkınmada Öncelikli Yöre” olmak istediğinde; TSO Başkanı randevu alır, oda meclisinin tamamı ve siyasi partilerin ilçe başkanları birlikte Ankara’ya gider, hükümetin karşısına tek yürek, tek yumruk dikilir, işi bitirip gelirdi.

Aynı durum Karabük Demir Çelik İşletmelerinin kapatılması kararı verildiğinde de geçerliydi. O dönemki çatı kuruluş Öz-Çelik İş Sendikasının önderliğinde başlatılan eylemde; şehrin Belediye Başkanı, siyasi partilerin ilçe başkanları, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Haddeciler Derneği Başkanı, esnaf liderleri, kısacası şehir adına kim ararsanız vardı. Hatta Şehir Meclisi Kurulmuş, o insanlar şehirlerine ve şehirlerinin varoluş nedeni olan fabrikalarına sahip çıktıkları için yargılanmışlardı.

2000’li yıllarda da durum farklı değildi Karabük’te. KARDEMİR’de ücretsiz izinler başladığınızda, şirket 1 kg cevhere, 1 kg kömüre muhtaç olduğunda da bu şehir birlikte hareket etti. Karabük’ten kalkan otobüsün kafile başkanı dönemin Valisi Sayın Nafiz Kayalı idi. O otobüste kimler yoktu ki? Fazilet Partili Safranbolu Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ceylan, Hükümet ortağı Anavatan Partisinin İl Başkanı Sayın Pehlivan Baylan başta olmak üzere, tüm siyasi partilerin il başkanları, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı merhum Ziya Ünsal, Öz-Çelik İş Sendikası Şube Başkanı Ruhi Ayhan, Esnaf Odalarının başkanları, Emekliler derneği başkanı. Ve onları Ankara’da karşılayan bu şehrin vekilleri, Erol Karan ve İlhami Yılmaz…

Ama ne yazık ki bu günlerde bu şehirde bunlar yok. Tabir-i caiz ise herkes kendi çalıyor, kendi oynuyor..!

Tarım ve Orman Bakanına gidilip, Karabük ve Safranbolu’nun Su Arıtma Tesisi için destek isteniyor, Karabük ve Safranbolu Belediye Başkanı yok,

Sanayi ve Teknoloji Bakanına gidilip, Eskipazar OSB için destek isteniyor, TSO yok!

Filyos’ta Karabük’ün ve KARDEMİR’in olması isteniyor, ne resmi yazı ile binlerce metrekare yer isteyen haddecilerimiz var heyette, ne de KARDEMİR’den birileri..!

Bitmiyor tabi. Kültür ve Turizm Bakanına gidiliyor, Safranbolu başta olmak üzere, şehirde turizmi temsil eden kimse heyette yok. Zaten ziyaretten de bir şey çıktığı yok! Sayın Bakan; “Hanım geldi çok beğendi, bende inşallah kısa sürede geleceğim” diyor..!

Peki, bu durumun nedeni ne?

Bu şehir neden bu kadar sahipsiz?

Metin Türker gibi sendika başkanlarının ( Hoş, şu andaki Öz-Çelik İş Sendikası Genel Başkanı ve Şube Başkanının Karabük’e önderlik etme, lokomotif kuruluş görevi üstlenme gibi bir misyonu zaten yok da..! Çünkü onlar için, işçi hakları, toplu sözleşme filan önemli değil. Önemli olan; İSDEMİR’den gelecek 17 milyon, koltuğun korunması, şubede ve Genel Merkez de her şeye, her türlü hakarete ve aşağılanmaya rağmen saltanatın sürmesi. )

Erdoğan Dinçel gibi; hükümetin büyük ortağının kapatma kararını tanımayıp, Genel Başkanına Devlet Planlama Teşkilatı’nda KARDEMİR ile ilgili ikinci komisyonu kurduran İlçe Başkanlarının,

Kamil Güleç gibi; şehrin geleceği adına gövdesini taşın altına koyan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarının,

Pehlivan Baylan gibi; bırakın vekili, bakan gibi çalışan İl Başkanlarının,

Muhalefet milletvekili olmasına rağmen; bu şehir için Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren ve TBMM’de oturma eylemi yapan muhalefet vekillerin,

Erol Karan gibi; Merhum Bülent Ecevit’e hastane çıkışında; “Efendim bizim KARDEMİR Kararnamesi henüz çıkmadı, lütfen bir talimat buyurun” diyen iktidar milletvekillerinin,

Nafiz Kayalı gibi; şehrinin önünde yürüyen, vilayetine liderlik yapan valilerin olmaması olabilir mi?

Bırakın artık şu fotoğraf çektirme ziyaretlerini…!

Düğünde fotoğraf,

Köyde fotoğraf,

Bakanlıklarda fotoğraf

Fotoğraf, fotoğraf nereye kadar?

Lütfen artık biraz icraat..!

Birlikten kuvvet doğar. Şayet gerçekten samimiyseniz, gerçekten hedefe ulaşmak istiyorsanız, bu şehri yanınıza alın ve o şekilde Ankara’ya çıkartma yapın.

Sizin bu foto safarilerinizi görünce aklıma ne geliyor biliyor musunuz?

Ya erken seçim var, ya da Valiler Kararnamesi…!

 

 

 

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM