Erkan Yolaç

Erkan YOLAÇ- Sunucu  Erkan Yolaç, 24 Şubat 1935 tarihinde Kırklareli ilinin Babaeski ilçesine bağlı bir kasaba olan Alpullu Şeker Fabrikası’nın revirinde doğmuştur. Annesi Hikmet Hanım, babası Mehmet Yolaç Edirnelidir. Babası zamanında Bulgaristan-Sofya’dan göç etmiştir. 6 yaşındayken İstanbul‘a taşınmışlar. Faik adında bir kardeşi vardır. Bir sene Saint Joseph lisesinde okudu, sınıfta kalınca Fenerbahçe Stadı’nın yanındaki, sonradan Kenan Evren Lisesi olan okulda devam etti. […]

Erkan Yolaç
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 16 Haziran 2019 - 6:08 'de eklendi ve 97 kez görüntülendi.


Erkan YOLAÇ- Sunucu

 Erkan Yolaç, 24 Şubat 1935 tarihinde Kırklareli ilinin Babaeski ilçesine bağlı bir kasaba olan Alpullu Şeker Fabrikası’nın revirinde doğmuştur. Annesi Hikmet Hanım, babası Mehmet Yolaç Edirnelidir. Babası zamanında Bulgaristan-Sofya’dan göç etmiştir. 6 yaşındayken İstanbul‘a taşınmışlar. Faik adında bir kardeşi vardır.

Bir sene Saint Joseph lisesinde okudu, sınıfta kalınca Fenerbahçe Stadı’nın yanındaki, sonradan Kenan Evren Lisesi olan okulda devam etti. Babasının işi nedeniyle 1951’de Karabük‘e taşınınca Kastamonu Lisesi’nde yatılı olarak okudu. 1951 yılında babası öldü.

Babasının bir arkadaşı sayesinde Karabük Belediye Fen Dairesi’ne işe başladı. Belediye mikrofonundan bir gün ona duyuru okuttular. Belediye reisi, beğenince “Hep o okusun” dedi ve meslek hayatına ilk adımını attı. Erkan Yolaç katıldığı bir televizyon programında ise şu ifadeyi kullanır; ”Ben mesleğe bir jeep üzerindeki cızırtılı mikrofonla Karabük sinemalarında oynayan filmleri anons ederek başladım” Ünlü sunucu Karabük yıllarında bir yandan da tabelacılık yaptı, zorla da olsa liseyi bitirdi.

Üniversitede Güzel Sanatlar Akademisinden 1959 yılında iç mimar olarak mezun oldu. Yedek subay olarak askere gittiğinde de ordu evinde sunuculuk yaptı. Ankara Radyosunda özel eğlence programında görev yaptı.

Erkan Yolaç, Londra‘da BBC‘de çok az yapılmış olan bir yarışmayı 1962 yılında Caddebostan Gazinosu’nda ilk kez yaparak bu yarışmayı hayatımıza soktu: “Mehter Marşı’yla gelecek İzmir Marşı ile gideceksiniz” diyerek seyircilerin arasından bir gönüllüyü mehter marşı eşliğinde yanına getirir, bu kişiyle bir süre muhabbet ederken; bu süre boyunca yarışmacı “evet” ve “hayır” kelimelerini kullanmamalıdır. Kullandığı takdirde gönderirken de İzmir Marşı çaldırırdı.

 

 

 

YORUMLAR






    0 YORUM