En hafif tabirle nankörsünüz…!

Seçimden önce taziyeye gittiler. Hamımefendi onları aynen “En iyi restore edilen konak” töreninde olduğu gibi, gerçek bir hanımefendi gibi karşıladı. Türkiye’nin zilleti ve illeti konuştuğu dönemde o da, gerçek bir beyefendi duruşu sergiledi, kendisini ve heyetini bir ağabey olarak gören konuklarına siyasi tecrübelerine dayanarak tavsiyelerde bulundu. “Bana gelen anketlere göre 4 puan öndesiniz, yok efendim […]

En hafif tabirle nankörsünüz…!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 09 Ekim 2019 - 3:31 'de eklendi ve 56.659 kez görüntülendi.


Seçimden önce taziyeye gittiler. Hamımefendi onları aynen “En iyi restore edilen konak” töreninde olduğu gibi, gerçek bir hanımefendi gibi karşıladı.

Türkiye’nin zilleti ve illeti konuştuğu dönemde o da, gerçek bir beyefendi duruşu sergiledi, kendisini ve heyetini bir ağabey olarak gören konuklarına siyasi tecrübelerine dayanarak tavsiyelerde bulundu.

“Bana gelen anketlere göre 4 puan öndesiniz, yok efendim Rotaryanmış, teröristmiş gibi suni gündemlerin peşine gitmeyin, bu tip provakasyonları dikkate almayın, yalnızca projelerinizi anlatın, şayet Allah nasip eder ve biz yeniden seçilirsek; rozeti geçtiğimiz 2 dönemde olduğu gibi o akşam çıkartır ve elimizden gelen desteği yaparız, sonuçta bu memleket bizim dedi…”

Kısacası bir lider gibi, hatta günümüzün liderlerinin daha ötesinde bir duruş ve tavır sergiledi.

Seçimler bitti ve her şey çok güzel ilerledi.

Karşılıklı ziyaretler yapıldı. Hatta Elif Hanımın MHP Safranbolu Teşkilatı bayramlaşma törenine katılması takdire şayandı. Gerek tören sırasında, gerekse de törenden sonra objektiflere yansıyanlar ise Türk demokrasisi adına tabloluk görüntülerdi. Aynen, seçimler arifesinde, Elif Köse ve Fatma Danışman hanımların verdiği görüntüler gibi…

Tabi biz bu arada iki tarafla da konuşuyor, işrbirlğinin yapılması yönündeki kararların son derece doğru olduğunu savunuyorduk.

Hatta bir gün, Safranbolu Belediyesi yöneticilerinin de olduğu bir ortamda, Karabük Belediyesi’nin ilgili yöneticilerini aramış, Kanyonpark Projesinin iki taraflı yapılıp, yapılamayacağını sormuştuk…,

Kendileri de bizlere, her iki belediye yöneticilerinin bir masa etrafında buluşup, bu projeyi ortak yapabileceklerini söylemişti.

İlerleyen günlerde bir şey öğrendik; meğer o ağabeyimiz konuyu Sayın Rafet Vergili’ye iletmiş, Safranbolu Belediyesinin böyle bir talebinin olduğunu aktarmış. Peki, Sayın Başkan ne demiş?

“İrfan Bey(İnal), Safranbolu Belediyesi bunu ekonomik olarak kaldıramayabilir, bizim bir tarafı yapıp, diğer tarafı boş bırakmamız uygun olmaz, sonuçta Karabük’te bizim, Safranbolu’da, sen iki tarafı birden ihale çık ve biz yapalım….”

Bizzat benim yaptığım bir görüşme; “Ağabey, Safranbolu bizim için çok önemli, gerçekten destek olur musun?”

Cevap; “Niye olmayayım abisi, sen beni bilmiyor musun, benim hiç siyasetle işim oldumu, bana gelsin ‘Abi asfalt lazım’ desin, vallahi üzerinde Karabük Belediyesi yazan araçlarla da gönderip şov yapmam, araçlarını gönder, istediğin kadar al derim” dedi.

Ve bir diğer önemli konu; Düzce’den geliyorum, aradı ve dedi ki; “Bende telefonu yok, söyle bir arasın, kardeşimizi yalnız mı sanıyorlar, ben ona bir akıl vereyim, gereğini yapsın, ondan sonrasını bize bıraksın…!”

İşte böyle baktı Karabük’ün ağabeyi diğer belediyelere.

Asla siyaset, siyasi parti ve siyasi rant gütmedi.

“Bende ne varsa onlarındır..” dedi

Peki, onlar ne yaptılar?

Cin olmadan adam çarpmaya kalktılar.! Şehirlerin ve halkların değil, partilerin belediye başkanı olmaya çalıştılar.

Hoş, partileri de onları kabul etmedi de..! Şayet onlar partileri nezdinde muteber belediye başkanları olsaydı, gerek ulusal, gerekse de uluslararası kuruluşlarda onlara kontenjan verirlerdi. Hadi onları bırakın, en azından 40 yıl sonra kazandıkları bir belediyenin uluslararası festivaline bir temsilci gönderirlerdi.

Hadi partileri onları adam yerine koymadı, peki onların yaptıklarına ne demeli?

Yerel Seçimlerdeki Milliyetçi ortakları onların partilerinin yapmadığını yaptı, festivale bir milletvekili gönderdi. Peki, onlar ne yaptı? Ortaklarının bam teline bastı, dev ekrana Deniz Gezmiş fotoğrafı verdi..!

Uzatmayalım;

Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Çünkü belediye yönetimi tam bir aşure…!

Sabahtan CHP’, öğleden sonra kriptolar, akşama doğru Millet İttifakı, akşamdan sonra bir başkaları…

Ben bazen seçmenimize kızıyor ve sitem ediyordum, meğer haksızlık etmişim…!

Neden mi?

Meğer seçmen, her zaman statükoyu uygulamıyormuş.

Meğer bu halk, ihtiyaç hissettiğinde değişiklik yapıyormuş…!

Sizden bu kafayla ne olur Allah aşkına..!

Bir tarafta size; “Ne ihtiyacınız varsa buradayım” diyen bir ağabey, diğer tarafta, sizin festivalinize bile katılmayan bir genel merkez…!

Peki, siz ne yaptınız?

“Kendi başını tarayamayan gelin başını taramaya kalkarmış” felsefesini hayata geçirip, şovmenlik peşinde yürüdünüz, tribünlere oynadınız, size ‘kardeşim’ diyen insana belaltı vurmaya kalktınız…!

Bu saatten sonrasını siz düşünün..! Gidin; size dayatılan faturaları ödeyin…! Ya da sağda solda ‘Bize böyle bir fatura geldi, ne yapayım?” diye sormayın.

Eeee, bu işler böyledir, bir alıştırdın mı gerisi gelir

Size tek bir şey söylüyorum; bu kafayla sizin en büyük başarınız ne olur biliyor musunuz?

KAYYIM ATATIRMADAN DÖNEMİNİZİ TAMAMLAMAK…!

Bir daha ki dönem mi?

Onu ben 2 kez gördüm, birinde çocuktum, bir daha göreceğimize ihtimal vermiyorum….!

Peki, bu yazı son mu?

Asla…!

Kabusunuz olacağım..!

Neden mi?

Çünkü ben size kefil oldum. Ama siz, başta ben olmak üzere size destek veren seçmenin büyük bir bölümünü hayal kırıklığına uğrattınız.

Çünkü siz; en hafif tabirle NANKÖRSÜNÜZ…!

YORUMLAR






    0 YORUM