DOĞAL HAYAT TEHLİKE ALTINDA

Bolu’da son yıllarda yaylalarda hızla artan kontrolsüz yapılaşma doğal hayatı tehdit ediyor. Yüksek katlı betonarme binaların havadan görüntülendiği yaylalar kent merkezlerini andırıyor. Bolu’da vatandaşların yaz aylarında hayvancılık ve tarımla uğraştıkları yaylalar son yıllarda hızla artan ve amacı dışında yapılan yüksek katlı betonarme binalarla doğal yaşamı tehdit ediyor. Özellikle korona virüs salgınıyla birlikte vatandaşların yoğun ilgi […]

DOĞAL HAYAT TEHLİKE ALTINDA
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 11 Kasım 2020 - 15:28 'de eklendi ve 11 Kez Okundu


Bolu’da son yıllarda yaylalarda hızla artan kontrolsüz yapılaşma doğal hayatı tehdit ediyor. Yüksek katlı betonarme binaların havadan görüntülendiği yaylalar kent merkezlerini andırıyor.
Bolu’da vatandaşların yaz aylarında hayvancılık ve tarımla uğraştıkları yaylalar son yıllarda hızla artan ve amacı dışında yapılan yüksek katlı betonarme binalarla doğal yaşamı tehdit ediyor. Özellikle korona virüs salgınıyla birlikte vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği yaylalara kontrolsüz bir şekilde yapılan villa tipi evlerle yaylacılık kültürü de yok olmakla karşı karşıya kalıyor. Kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan ve Paşaköy, Civril, Kızılağıl, Kılıçarslan, Karamanlı, Kürkçüler, Ağaççılar köylerinin yaylalarının bulunduğu At Yaylası mevki’inin havadan görüntüsü, kaçak yapılaşmayla birlikte yeşil alanların talan edilmesini gözler önüne serdi. Şehir merkezini andıran yaylalardaki kaçak yapılara engel olunması ve yıkılması için uzun yıllardır yapılan çalışmalar ise bugüne kadar sonuçsuz kaldı.
“Son yıllarda olmaması gereken yapılaşma söz konusu”
Yaylalarda hızla artan yapılaşmayla ilgili konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, “Netice itibariyle yayla sorunu yılların sorunu. Çünkü özellikle Karadeniz bölgesinde yaylacılık çok önemli bir geleneksel kültür. Özellikle hayvancılıkla uğraşan köylülerimizin çok sık kullandığı hem barınma hem de merasal anlamda hayvancılığın aktif olarak yapıldığı bir alan yaylalar. Ama ne yazık ki son yıllarda yaylalarda olmaması gereken yapılaşma söz konusu. Hayvancılıkla uğraşan, gerçek anlamada yaylacılıkla uğraşacak olan vatandaşımızı da mağdur edecek derecede ne yazık ki suistimaller söz konusu. Bunlarla ilgili her ilde özellikle vali beylerin başkanlığında yetkili kurumlarımız bu işin takibini yapıyor. Gerekli hukuki müeyyideleri uyguluyor ama bu sorunu kökten çözecek bir çalışma yapmak gerekiyor. Bu konuda İnşallah önümüzdeki dönemde özellikle Bolu’daki yaylalarımızla ilgili yapılaşmanın durumu ve bundan sonrasıyla alakalı çözüme yönelik planlamayı yapmamız gerekiyor. Buna ilişkin olarak vali beyle görüştüm. Önümüzdeki dönemde bir toplantı yapacağız” dedi.

“Yaylaların sayfiye alanına dönüşmemesi lazım”
Yaylalardaki yapılaşmanın ciddi bir hukuki mesele olduğunu ifade eden Metin, “Mesele Bolu’daki yaklaşık 300 yaylanın meselesi. Bütün bu yaylalarla ilgili envanter çalışması yapacağız. Çünkü 3 tip yayla var. bir tanesi hazine üzerine kurulu. Bir tanesi mera üzerine, bir tanesi de orman üzerine kurulu. Bu anlamda işin yıllardan beri çözülemeyişinin de en büyük sebebi bu. Ciddi hukuki anlamda temel bir sorun. O nedenle vatandaşlarımızın da bu sorunu çözülmesi lazım. Köyde yaşayan, hayvancılık yapan vatandaşlarımızın yaylalarına rahatlıkla gidip gelmesi, hem kendilerinin hem hayvanlarının barınma ihtiyaçlarının karşılanması lazım. Ama öbür taraftan da sayfiye yerine de dönüşmemesi lazım. Bu işi suiistimal edenleri de ayırmak lazım” şeklinde konuştu.

YORUMLAR






    0 YORUM