Devlet eliyle başkana MOBBİNG mi?

Yaklaşık 5-6 yıl oldu. Ak Parti ve MHP böyle yapışık ikiz gibi değildi.Rafet Başkan tabir-i caiz ise alayına sallıyordu. Hatta Çankırı’daki, bu ülkenin yıllık 3 milyar dolar ödeyip dışarıdan aldığı ürünleri üretecek ve yüzlerce insana istihdam kapısı olacak fabrikayı da o dönem ki entrikalar yüzünden söküp atmak zorunda kalmıştı. Onunla da yetinmemişler, işi iyice çirkefleştirmişler, […]

Devlet eliyle başkana MOBBİNG mi?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 27 Eylül 2018 - 1:33 'de eklendi ve 239 Kez Okundu


Yaklaşık 5-6 yıl oldu. Ak Parti ve MHP böyle yapışık ikiz gibi değildi.Rafet Başkan tabir-i caiz ise alayına sallıyordu. Hatta Çankırı’daki, bu ülkenin yıllık 3 milyar dolar ödeyip dışarıdan aldığı ürünleri üretecek ve yüzlerce insana istihdam kapısı olacak fabrikayı da o dönem ki entrikalar yüzünden söküp atmak zorunda kalmıştı. Onunla da yetinmemişler, işi iyice çirkefleştirmişler, başkanın fabrikası başta olmak üzere, birkaç fabrikaya, ‘Hurda deposunun zemininde beton yok, yağlar toprağa akıyor’ gerekçesiyle ciddi rakamlarda cezalar yazmışlardı…

Başkan o dönemde tüm bunlar şahsi ve ticari işler olduğu gerekçesiyle işin üzerine gitmemiş ancak, Karabük Belediyesinin asfalt plentine 70 bin lira ceza yazılıp, hemen yanında faaliyetlerini sürdüren ve belediyenin tesisinden çok daha eski olan tesise ceza yazılmayınca dönemin Çevre ve Şehircilik İl Müdürüne şu soruyu sormuştu; “Hadi bizim tesise yazdın, peki ona niye yazmıyorsun?”

Cevap Karabük’ü, bürokrasinin içinde bulunduğu durumu, devleti yönetenlerin üç-beş kapasitesiz siyasi karşısında ne duruma düştüğünü son derece net bir şekilde ortaya koyuyordu. O müdür; “Efendim bana oraya yaz demediler, ben nereye dediyseler oraya yazdım..!”

Şimdi tüm bunları neden anlatıyoruz, buradan nereye geleceğiz?

Yaklaşık 15-20 gündür bu şehirde bir adam avazı çıktığı kadar bağırıyor, “KARDEMİR çevre konusunda üzerine düşeni yapmıyor, hatta ihlaller yapıyor, halk sağlığını ve çevreyi tehlike altına atıyor” şeklinde iddialarda bulunuyor.

Hatta yetmiyor, bu iddialarını daha da ileriye taşıyor; “Karabük’teki atölyelerdeki camları, dışarıya gaz sızdıracak diye kapattıran Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, KARDEMİR’in her tarafı açık skal tesisini seyrediyor” diyor

Bunları konuşanda sıradan bir adam değil. Sizin takla attıklarınız gibi devletin imkanlarını kullanarak değil, bileğinin hakkıyla, çalışmalarıyla, sıra dışı icraatlarıyla bu halkın % 53’ünün oyunu almış, hatta Reisinizin birden çok mitingde, adamlığından övgüyle bahsettiği ŞEHR-İ EMİN..!

Ama konunun muhataplarından çıt yok..!

Şunu belirtelim; kimse sizin Sayın Vergili’ye destek vermenizi filan beklemiyor. Belki de Sayın Vergili bu şehri yanlış bilgilendiriyor! Ama çıkın, bu topluma karşı sorumluluğunuzu yerine getirin ve kamuoyunu bilgilendirin. Bu insanları adam yerine koyun, yazılı ya da sözlü bir açıklama yapın. Kaldı ki, Sayın Vergili’nin yanlış bilgilerle toplumu yanıltacağına da ihtimal vermiyoruz. Çünkü Sayın Başkan, hiçbir sorumluluğu ve yetkisi olmamasına rağmen MARZINC’a savaş açtığında da siz yalnızca seyrediyor dunuz. Sizin yapmanız gerekeni Başkan yaptı, şirketi uluslararası standartlara getirdi, yaklaşık 200 milyonluk yatırım yaptırdı, ama fatura yine ona kesildi! Şimdi insanlar diyor ki; “Başkan parayı alınca MARZINC gül kokusu saçmaya başladı…’” Ama Sayın Başkan da diyor ki;”Hava ve çevre kirliliği konusunda dediklerimizi yaptıktan ve denetim komisyonunun incelemelerini kabul ettikten sonra biz bağışı kabul ettik. Periyodik olarak komisyon tarafından denetleniyorlar…”

Sahi siz ne iş yaparsınız?

Mesela MARZINC Sayın Başkanın konusu muydu?

Sayın Başkan o kamuoyunu yaratmadan önce, o yaptırımları neden uygulamadınız?

Başkan demek haklıymış, o adamlar da mecburmuş ki, o yatırımları yapmışlar.

Ayrıca bugün Sayın Başkanın gündeme getirdiği konu; yani şehir şebekesinden numune almak. Bu nasıl bir tahriktir, bu nasıl bir provakasyondur Allah aşkına! Siz, numune aldığınız suyun tesisinin açılışında dönemin bakanı, o tesisle ilgili neler söylemiş onu dinleyin önce.

Konudan konuya atlıyoruz, şimdi anlıyoruz bu arkadaşların bu memleketin çocukları dururken, şehre neden ithal idareciler getirdiklerini. Çünkü bu şehrin insanlarına siyasi tasarruf uygulatamazlar. Onlar der ki; “Bunu nasıl yaparız, komşumuzun yüzüne nasıl bakarız, Hürriyet Caddesi’nde nasıl yürürüz?”

Yalnız bu arada zamanlama enteresan!

Asfalt plentine ve başkanın fabrikasına ceza yağdırılırken aktif olan beyefendi, şu anda da birilerinin sözcüsü olarak yine ortalıkta geziyor. Bu konuda bizde ne yazık ki masum sayılmayız!

Bir günahta biz çıkartalım canım nolacak!

Allah bizi affetsin, biz onu şehrin sesi sanıyorduk, meğer o; HAKİM’lerin borazanı imiş!

Neyse, biz şu yazıyı bir an evvel bitirelim, aksi takdirde TETİKÇİSİ filan yazarız..

Ama bitirmeden şunu da söyleyelim; şayet Sayın Vergili ifade ettiği gibi konuyu yargıya taşırsa, bağımsız Türk adaleti de, Sayın Başkanı haklı bulup KARDEMİR’e bir takım yaptırımlar uygularsa, bir vatandaş olarak, Çevre Müdürü hakkında; “Görevi ihmal ve kötüye kullanmak” suçlarından dava açacağıma söz veriyorum.

Çünkü yargı bu kararı verirse, bürokratlar millete değil, üç-beş zengine hizmet ediyor demektir. Ben de, zengin-fakir ayırmayan, ülkesine ve milletine hizmet eden bürokratlar isteyen sıradan bir vatandaş olarak bu hakkımı kullanırım.

Bakalım nereye kadar seyredeceksiniz, Karabük olarak hep birlikte izliyoruz.

Ama şunu hatırlatayım; yakında Karabük’e hızlı tren gelecek..!

Ha bu arada, nerede kaldı Cumhur İttifakı?

Tüm bunlar yaşanırken, şebekeden numune almak, en hafif tabir ile, devlet eliyle halkın seçtiği başkana MOBBİNG’tir..!

Peki, Başkanın suçu ne?

Halkın ve şehrin çıkarlarını savunmak, Çevre Müdürlüğünün yapması gerekenleri yapmak

Peki, mobbingi uygulayan kim?

Yine onlar

Bunu ben demiyorum, Sayın Başkan diyor. Uygulamayı ‘tamamen siyasi’ olarak tanımlıyor

YORUMLAR






    0 YORUM