“ÇIK DIŞARI LAN” DEDİKTEN SONRASI..!

Boyunun 100 katı büyüklüğünde bir sesle haykırıyor, masaları dövüyor; “Çık dışarı, çık lan.!” şeklinde avazı çıktığı kadar bağırıyor. O tüm  bunları yaparken karşısındaki zavallı ise halen; “Efendim bir şey söyleyebilir miyim?” diyor…! Devam ediyor naralar atmaya..! “Hayır, söyleyemezsin, çık dışarı…!” O sırada birileri; “Ne yapıyorsunuz, sakin olun..” diyor. Sessizce çıkıyor; aciz ve zavallı tip..! Kendi […]

“ÇIK DIŞARI LAN” DEDİKTEN SONRASI..!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 16 Temmuz 2020 - 0:26 'de eklendi ve 2.583 Kez Okundu


Boyunun 100 katı büyüklüğünde bir sesle haykırıyor, masaları dövüyor; “Çık dışarı, çık lan.!” şeklinde avazı çıktığı kadar bağırıyor. O tüm  bunları yaparken karşısındaki zavallı ise halen; “Efendim bir şey söyleyebilir miyim?” diyor…!

Devam ediyor naralar atmaya..!

“Hayır, söyleyemezsin, çık dışarı…!”

O sırada birileri; “Ne yapıyorsunuz, sakin olun..” diyor.

Sessizce çıkıyor; aciz ve zavallı tip..!

Kendi getirdikleri, partilerinin Aday Adayı bir zat-ı muhterem İç Denetici hazırladığı bir rapor ile, yine kendileri tarafından getirilen bir Genel Müdürün kişisel inisiyatifleri sonucunda şirketin zarara uğratıldığını iddia ediyor. Bunun üzerine yukarıda bahsettiğimiz feryad-ı figan eşliğinde aynı adamlar, kendi getirdikleri Genel Müdürü soruşturmanın selameti açısından açığa alıyor..!

Peki ya sonra?

Aynı Genel Müdür 1 hafta sonra bizzat Yönetim Kurulu Başkanının verdiği önerge ile ANLAŞMALI OLARAK görevden alınıyor!

O zaman adama sormazlar mı?

Madem bu adamı anlaşmalı olarak gönderecektiniz, madem 6 maaş tazminat verecektiniz( brüt olarak yaklaşık 100 bin liradan 600 bin lira) o zaman Haddehane Meydanından duyulan naraları neden attınız?

Hani, sizin o meşhur naralarınıza neden olan rapor var ya; peki o rapor ne oldu?

Kendi getirdiğiniz İç Deneticinin bu raporuna rağmen siz; Genel Müdürü anlaşmalı ve bizzat tazminat ödeyerek göndererek “İç Denetici yalan-yanlış bir rapor hazırladı” mı demek istediniz?

Ya da….!

Ankara’dan ağabeyleriniz arayıp; “Verin eline üç-beş kuruş gönderin” mi dedi.

Yoksa…!

Laboratuvar Müdürü size tabir-i caiz ise posta mı koydu?

“Şirketi zarara uğrattığım iddia edilen inisiyatifleri falanca ağabeyimin, filanca büyüğümün talimatlarıyla yaptım” mı dedi?

Ve bir diğer önemli soru;

Karabük’ten birilerini maaş karşılığı kiralayıp; “Senin tek işin Ankara’ya gidip bizi övmek, sen yeter ki Genel Merkeze git ve; ‘Efendim Allah sizden razı olsun, bizlere ne mükemmel yöneticiler gönderdiniz, KARDEMİR adeta uçuyor de, gerisini bize bırak’ dediniz mi?”

Peki, biz bunlara şaşırıyor muyuz?

Tabi ki asla..!

Çünkü, köyüne baz istasyonu kurduramayan adamın vekil olduğu bir vilayette, bunların düzelmesini beklemek iyimser ötesi bir şey.

Devam edin düğün-dernek gezmeye.

Devam edin Malatya’nın ilçelerine para göndermeye!

Devam edin Türkiye’yi her fırsatta karalayan Amerika Temsilcisinden kömür almaya.

Devam edin huzur haklarınızı ÜFE’den almaya.!

Yalnız şunu da unutmayın; bu şehir kimleri üfledi, kimleri de üfelemedi ki..!

YORUMLAR






    0 YORUM