BU KAPILAR SİZE CENNETİN KAPILARINI KAPATIR!

Dinimiz der ki; “İsraf haramdır…!” Ancak acı olan bir gerçek vardır; o da bu ülkede ki en büyük israfın, muhafazakârların ve İslamcıların iktidarı oldukları iddia edenlerin döneminde olmasıdır! Örneğin; muhafazakâr İslamcıların yönettiği Karabük Belediyesinin çöp ihalesi, TEFE ve TÜFE’ye göre çok daha ileriye gitmesine rağmen aksine geriye çekilmiştir. Hatta 2009 Seçimleri öncesi ihaleyi alan firma, […]

BU KAPILAR SİZE CENNETİN KAPILARINI KAPATIR!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 19 Aralık 2020 - 6:00 'de eklendi ve 190 Kez Okundu


Dinimiz der ki; “İsraf haramdır…!” Ancak acı olan bir gerçek vardır; o da bu ülkede ki en büyük israfın, muhafazakârların ve İslamcıların iktidarı oldukları iddia edenlerin döneminde olmasıdır!

Örneğin; muhafazakâr İslamcıların yönettiği Karabük Belediyesinin çöp ihalesi, TEFE ve TÜFE’ye göre çok daha ileriye gitmesine rağmen aksine geriye çekilmiştir. Hatta 2009 Seçimleri öncesi ihaleyi alan firma, belli bir dönem fiyat indirme mecburiyeti olmamasına rağmen milyonlarca lira indirim yapmıştır..!

Ha keza Safranbolu’da aynı iş; araç kapasitesi % 30 artırılmasına, araçlar da 5 yaş gençleştirilmesine rağmen aylık 50 bin, yıllık da 600 bin lira daha ucuza verilmiştir.

Bir diğer örnek ise daha vahimdir..!

Bolu Belediyesi…!

15 yıl boyunca belediyeyi yöneten Müslüman Ak Partili Belediye Başkanı son ihaleyi 15 milyon liraya verirken,

kâfir CHP’li! 4.5 milyon liraya vermiştir.

CHP’li Bolu Belediye Başkanı düpe düz kafirdir..!

Zındık Başkan Müslümanların savaş ganimetlerini vermemiştir..!

Allah onu ‘kahhar’ ismiyle cezalandıracaktır…!

 

Tabi ki bunlar ironi. Nereye mi geleceğiz? Son günlerdeki malum konuya.

Gerek meslek icrası, gerekse de bu şehir adına birlikte çok güzel işler yaptığımız, kurumunda birlikte çalışmaktan büyük onur duyduğum sevgili Mehmet Çetinkaya ağabeyim 2 gün önce Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğü ile ilgili bir yazı yazdı.

Yazısını okudum ve biraz araştırma yaptım.

Peki, hangi sonuca mı ulaştım?

En son söyleyeceğimi ilk başta söyleyeyim; Safranbolu Orman İşletme Müdürü ve konuyu araştırmakla görevli Zonguldak Orman Bölge Müdür Yardımcısı Safranbolu Kaymakamına resmen, Yalova Kaymakamı muamelesi yapmış…!

Neden mi?

Bu şehrin duayen gazetecilerinden Mehmet Çetinkaya’ya bir ihbar geliyor. Diyorlar ki; “ Yahu, Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğü yeni sayılacak binalardan birine sahip, ancak kapılar sökülüyor ve yenileniyor, ülke bu kadar ekonomik kriz içerisindeyken, devlet 3 kuruş için Allah Allah derken buna gerek var mı?”

İşletmeye yakın bir yerde oturan Çetinkaya’da üşenmiyor, kalkıp gidiyor olayı yerinde görüyor ve Safranbolu Kaymakamına mesaj atıyor; “Vakit geç olduğu için aramadım, konu önemli, lütfen dikkat buyurun…”

Sayın Kaymakam mesai başlar başlamaz nezaket gösteriyor ve Çetinkaya’yı arıyor. Çetinkaya konuyu anlatıyor, Sayın Kaymakam; “Hemen bir arkadaşı görevlendiriyorum” cevabını veriyor.

Mehmet Çetinkaya ağabeyimle uzun yıllar çalıştım. Patron olduğu kadar gazetecidir. Bu mesleği kılcal damarlarında taşır ve yaşar. Kaymakam Beye diyor ki; “Mümkünse siz gidin ve bakın…”

Kaymakam Bey gidiyor, bakıyor ve diyor ki; “Kapıların hepsi cillop gibi, bu ülkenin parasına yazık, Orman Bölge Müdürünü aradım…”

Yaşananların ardından Zonguldak Orman Bölge Müdürü, bir Bölge Müdür Yardımcısını Safranbolu’ya gönderiyor. Şahıs bizim kadrajımızdan çok uzak bir tip değil. Çünkü daha öncede bazı soruşturmalarda görevlendirilmiş ve konular örtbas edilmiş.

Peki, sonra mı ne oluyor?

Mehmet Çetinkaya ve Safranbolu Kaymakamının gözlemlediği sırada, yalnızca 2 kapının söküldüğü işletmede teftiş için gelen Bölge Müdür Yardımcısından sonra gece yarısına kadar kapıların tamamı sökülüyor…!

Ey Bölge Müdür Yardımcısı; sen niye geldin, kimin için geldin, nelere ya da kimlere hizmet ettin? Safranbolu’ya teftişe mi geldin, yoksa lokum yemeye mi?

Sen bu devletin adamı olsaydın şunu söylerdin; “Beni buraya kamunun çıkarlarını korumak için gönderdiler, soruşturma bitesiye kadar herhangi bir işlem yapmayın…!”

Peki, sen ne yaptın? Devlet eliyle israfa çanak tuttun…!

Gelelim asıl konuya; iddialara göre İşletme Müdürü tam bir külhanbeyi ve dediğim dedik anlayışında bir bürokrat. Çünkü Süleyman Soylu’nun yakın mesai arkadaşı…!

Bir devlet memuru düşünün; bir bakan istifasını açıklıyor, onun kurumuyla en ufak ilgisi olmayan bir bürokrat; “Sayın Bakanım bizi bırakmayın..” diye paylaşım yapıyor…!

Devlet kuramları hiç bu kadar dejenere olmamıştı! Bu ülkenin bürokrasisi hiç bu kadar siyasallaşmamıştı! Zaten bu ülkenin başına ne geliyorsa da, ondan geliyor..!

Tabi bu konular yalnızca Safranbolu Kaymakamına iletilmiyor. Karabük Milletvekili Sayın Cumhur Ünal konuyu Zonguldak Orman Bölge Müdürüne aktarıyor.

Daha sonra konu; hayatı haktan hukuktan bahsetmekle geçen,  ancak kul hakkı yiye yiye merdivenleri tırmanan şahıssa da arz ediliyor! Bu şahıs ile ilgili yazdığım yazılar üzerine; “Çok ağır yazıyorsun, sizi bir araya getireyim” diyenlerden biri bu akşam; “Hakkını helal et, az bile yazıyor muşsun, biz bunu adam sanıyorduk” dedi..!

Ben insanların şahısları üzerine analiz yapmam. Lakin bu şahsın siyaseten Erzurum’un hava sıcakladığında bir adamlığa sahip olduğunun altına imza atarım.

Gelelim finale;

Bu kapılar neden değişti?

Değişen kapılar gece yarısı Safranbolu İşletmeye bağlı şefliklere gitti mi?

Oradan sökülenler nereye gitti?

YAĞLICA’nın YAĞLI KAPILARI…!

Sayın Müdüre Hanım; acı ama gerçek, bu fatura size kesilir!

Niye mi?

Safranbolu’dan sökülüp, bir yerlere gönderilen kapıları karşılayanlar şunu söylüyor; “Bizim kapıya ihtiyacımız yok ki, biz kapılarımızı daha 3 yıl önce yeniledik, bize neden yolluyorlar…?”

İddialar şöyle; İşletmedeki kapı değişikliğinin tek nedeni; birilerine göre bir şefin kurduğu yan şirket. Bal dudak Bi…. yan bir şirket kurmuş, oradan yürüyüp şu ana kadar işletmenin tüm işlerini yapmış, sene sonunda geri dönecek ödenekler gitmesin diye de bu işler…!

Eflani ile Pınarbaşı arasındaki bir köyden doğma, kurduğu yan şirketlerle devletin mallarına çökmede üzerine kendisine rakip tanımayan şahıs; İşletme Müdürü ve konuyu teftişe gelen Bölge Müdür Yardımcısı ile aranızda ne gibi bir ilişki var? Bu insanları ikna etmeyi nasıl başardın?

Sonradan öğrendiğimize göre görevlendirdiği Bölge Müdür Yardımcısından bir sonuç elde edemeyen Sayın Bölge Müdürü bizzat ilçeye geliyor. Tabi o gelesiye kadar soruşturmaya rağmen kapılar çoktan sökülmüş ve bir yerlere dağıtılmış. Sayın Bölge Müdürü de olayın üzerine bir başka yardımcısını soruşturma için görevlendirmiş. Bu arada konuyu siyasi iradenin Safranbolu teşkilatına da aktaranlar olmuş. Ancak ne yazık ki oradan da bir sonuç alınamamış.

Şimdi birileri şunu diyebilir; şehrin ve ülkenin tüm sorunları bitti de, tek konumuz üç-beş kapı mı kaldı?

Zaten bu işler böyle böyle oluyor. Damlaya damlaya göl oluyor ve ülkede ki israf kartopu gibi büyüyüp gidiyor.

Bürokrasi siyasallaştı. Kimse ast-üst ilişkisine dikkat etmiyor. Kaymakam, vali, Bölge Müdür ya da vekil filan dinlemiyor. “Ben iktidarın adamıyım ve istediğimi yaparım” felsefesiyle hareket ediyor. Tabi olanda bu ülkeye oluyor. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı birileri tarafından har vurup harman savruluyor. Yapmayın, bu dünyanın birde öbür dünyası var..!

Konunun takipçisiyiz. Dileriz bu ve bunun gibi olaylar yapanın yanına kalmaz.

Not: Yeni gelen bilgiler üzerine konunun özünden sapmadan revizeler yaptım.

YORUMLAR






    0 YORUM