Bu kadar mı öldü bu şehir?

Son dönemde cennet vatanımız üzerine oyun üzerine oyunlar oynanıyor, senaryo üzerine senaryolar yazılıyor. Peki, durum Karabük’ümüzde farklı mı? Tabi ki hayır… Bundan yaklaşık 3 yıl önce Sayın Mutullah Yolbulan’ın vefatının ardından KARDEMİR’de bir başkanlık seçimi süreci yaşanıyor. O süreçte bu şirkete 25 yılını vermiş, günahıyla sevabıyla hizmet etmiş bir aksakal, yeğeni gibi gördüğü bir isme; […]

Bu kadar mı öldü bu şehir?
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 18 Aralık 2019 - 2:36 'de eklendi ve 483 Kez Okundu


Son dönemde cennet vatanımız üzerine oyun üzerine oyunlar oynanıyor, senaryo üzerine senaryolar yazılıyor.

Peki, durum Karabük’ümüzde farklı mı? Tabi ki hayır…

Bundan yaklaşık 3 yıl önce Sayın Mutullah Yolbulan’ın vefatının ardından KARDEMİR’de bir başkanlık seçimi süreci yaşanıyor. O süreçte bu şirkete 25 yılını vermiş, günahıyla sevabıyla hizmet etmiş bir aksakal, yeğeni gibi gördüğü bir isme; “Evladım, ya sen, ya da ben…” diyor. Ancak o şahsiyet kendisini çok yeterli bulmamış olsa gerek ki; “Filanca ağabeyim olacak” yanıtını veriyor.

Peki, o ağabey kim?

Dönemin cumhurbaşkanının eşinin karşısına aday olacak kadar uçuk, Sayın Reis’i Kızılay Genel Başkanı yaptığına 6 ayda pişman edecek kadar kaçık bir adam…!

Durum böyle olunca da, bu şirkete, bu şehre ve bu ülkeye yıllarını veren birileri durumdan vazife çıkartıyor ve durumu zirveye taşıyor. Ama ne yazık ki tabir-i caiz ise yağmurdan kaçarken doluya tutuluyorlar.

Konu son başbakana aksediyor, o da son yöneticilerini atıyor.

Ama ne yöneticiler…!

Malatyalı İETT’ci Ömer,

Ankaralı saraydan kovulma Bülent,

Reisin başvuru yapmasına rağmen milletvekili adayı yapmadığı Veteriner Mehmet….

Birde, devlet terbiyesi görmüş, merhum Özal gibi isimlerle gerek bürokraside, gerekse siyasette çalışmış bir isim var, o da Sayın Şamil Ayrım…

Kalite kendisini belli ediyor tabi her yerde olduğu gibi. Ayrım’ı onlardan ayırıyorlar ve bu dönem vekil yapıyorlar.

Peki, bu 3 silahşor ve bir yancı ne yapıyor?

Teşbihte hata olmasın, köpeksiz köyde değneksiz geziyor!

Nasıl gezmesinler ki?

Hocaefendi sanayi şehrinin vekili olarak, Filyos dururken Safran’ı konuşuyor, bir diğeri uzmanlık alanı kayak merkezinden paylaşım yapıyor.

Muhalefet mensubu vekile “Filyos ne oldu, neden gündeme getirmiyorsun?” diye sorulduğunda ise; “Bakana gideceğüz, senide götüreceğüz dediler, şayet götürmezlerse o zaman konuşacağım” cevabını veriyor…!

Tabi birde bu arada Karabük dururken Çin’de gezen siyasetçilerimiz var!

Beyler; Hz Peygamber “İlim Çin’de de olsa gidiniz ve alınız” dedi, “Zulüm Çin’de de olsa gidip alınız..” demedi…!

Bir zamanlar hükümetlere meydan okuyan, Çankaya’yı titreten bir şehir; iktidarıyla muhalefetiyle, esnafıyla tüccarıyla bu kadar mı uyuşuk ve ölü olabilir Allah aşkına!

Hiç mi kanınıza dokunmuyor sizlerin?

Bu şehrin siyaset ve cemiyet adamları; hiç mi utanmıyorsunuz, bu tablo hiç mi kanınıza dokunmuyor?

Sayın Osman Kahveci Yönetim Kurulu Üyesi olduğu zaman “Ormancı demir-çelikten ne anlar” diye alay ediyordunuz! Ama o Osman Kahveci bugün, gerçek bir Karabüklü olduğunu gösterdi, her konuda dersine çalışıp, muhalefet şerhlerini birer birer ortaya koydu ve şöyle haykırdı “SEN TETİKÇİSİN…!”

Yalnızca şunu diyebildiler; “Seni şikâyet edeceğiz…”

Bunu kim dedi?

Ömer Faruk Öz….

Yani, bırakın Karabük’ü, memleketi Malatya’ya bile vekil olmadan önce arada sırada uğrayan, bir dönemlik vekilliğinin ardından onu da yapamayan İETT’ci…!

Bu kadar mı öldü bu şehir?

Bu kadar mı koyun bu şehrin halkı?

Bu şehir; 1989’daki şanlı Çelik-İş Grevinde, 8 Kasım Eylemlerinde topyekûn yürürken, İETT’ci Ömer, Veteriner Mehmet, Muhasebeci Bülent neredeydi?

Bu şehrin işçisi, emeklisi, memuru, kadını ve çocuğu geleceği için mi yürüdü, yoksa ÖFÖ, MAHO ve BÜLO ayda bir toplantıya katılıp 100 bini cebe indirsin diye mi?

Şimdi size açık ve net şunu soruyorum;

Hani, her yerde “Biz hükümetin temsilcisiyiz” iddiasında bulunuyorsunuz ya, o zaman Sayın Reisimiz bundan birkaç gün önce çektiği bir video gibi bir video çeksin ve KARDEMİR KIZ ANADOLU LİSESİ öğrencilerini tebrik ettiği gibi KARDEMİR hissedarlarını da tebrik etsin ve mesela şöyle desin; “ Çok önem verdiğimiz KARDEMİR’e değerli yol arkadaşlarımı Ömer Faruk Öz’ü, Bülent Gedikli’yi ve Mehmet Erdoğan’ı Yönetim Kurulu Üyesi seçen saygıdeğer hissedarlara teşekkür ederim….”

Ama nasıl olacak ki?

Biriniz saraydan kovulma danışman,

Diğeriniz İl Başkanı olmasına rağmen listeye konulmayan bir siyasetçi eskisi,

Diğeriniz, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak pompalanan ancak hiçbir karşılık bulamayan bir kompedan…!

Dedik ya; “Köpeksiz köyde değneksiz gezmek…!”

Benden size bir tavsiye; o kadar da emin olmayın….!

NOT; Yalpalamalar, virman çarkları ve diğerleri yarın….

YORUMLAR






    0 YORUM