Bitsin artık şu çadır tiyatroları!

Yıllar önce özellikle büyükşehirlerde, iftara yakın mesaisi bitip de evlerine yetişemeyen, iskelelerde, duraklarda toplu taşıma araçları bekleyen insanların iftarlarını açabilmesi için kuruldu ilk olarak bu çadırlar. Ardından malumunuz olduğu üzere ülke geneline yayıldı, daha sonra da siyasallaştı. Hatta bu çadırları yurtdışına taşıyanlar, her akşam bir ülkede çadır kuran belediyeler bile var artık. Belediyelerin birçoğu günümüzde […]

Bitsin artık şu çadır tiyatroları!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 08 Mayıs 2019 - 5:31 'de eklendi ve 3.264 kez görüntülendi.


Yıllar önce özellikle büyükşehirlerde, iftara yakın mesaisi bitip de evlerine yetişemeyen, iskelelerde, duraklarda toplu taşıma araçları bekleyen insanların iftarlarını açabilmesi için kuruldu ilk olarak bu çadırlar.

Ardından malumunuz olduğu üzere ülke geneline yayıldı, daha sonra da siyasallaştı. Hatta bu çadırları yurtdışına taşıyanlar, her akşam bir ülkede çadır kuran belediyeler bile var artık. Belediyelerin birçoğu günümüzde bu çadırları, sırf siyaset ve reklam uğruna içeride ve dışarıda kullanıyor kısacası.

Gittiğimiz, gördüğümüz, iyi analiz ettiğimiz bazı ülkelerde öyle şehirler var ki, inanın buralarda yaşayanların birçoğu Ramazan’ın yarısını Türkiye’den gelen iftar sofralarında geçiriyor. İşin acı tarafı ise çoğunun da bu sofralarda yemek yemeye ihtiyacı yok. Peki, kırsaldaki Müslüman kardeşlerimiz ? Onlar iftarlarını açmak için bir tas sıcak çorbaya muhtaç iken, sizler her akşam ihtiyacı olmayanları sırayla doyurur sanız nerede kaldı bu işin hayrı?

Geçmiş dönemde oralardaki temsilcilerimize ve o bölgelere hizmet etmeye çalışan siyasetçilerimize de hep söyledik. Kendilerine, “Gelin, ya bu iftar sofralarını kırsala yayın, ya da buralarda verdiğiniz iftarlarda kullandığınız malzemeleri elçiliklerimizin bünyesinde kurulacak havuzlarda toplayarak en ücra köşelere kadar ulaştırın” önerisinde bulunduk. Hatta bu konuyu defalarca gündeme de taşıdık. Ancak ne yazık ki bunu şimdiye kadar bir tek; Ankara Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Sayın Mustafa Tuna Sincan Belediye Başkanı iken yaptı ve onun dışında hepsi işi reklam ve şov malzemesi olarak kullanmayı tercih etti.

Gelelim; başkanının hayır işlerini asla siyasete alet etmediği bir belediyenin, yani Karabük Belediyesinin iftar çadırına.

Üzülerek ifade ediyorum ki, burası iftar çadırlığından çıkmış, resmen bir aşevine dönmüş! Ezandan önce yemeğin yarısının bittiği bir iftar çadırı olabilir mi Allah aşkına? Bu çadırdan kimlerin yararlandığı, oraya her akşam periyodik olarak kimlerin gittiği de hemen herkesçe malum.

İftar akşam 20:00’da olurken, o saatte resmi daireler kapanmış, esnafın birçoğunun kepenkleri inmiş iken bu çadır ne işe yarıyor, kimlere hizmet ediyor?

Gelin, gelecek yıl bu çadır tiyatrosunu bitirelim.Ha, iftar yemeği hazırlamayalım mı? Elbette hazırlayalım. Ama gerçekten ihtiyacı olanlara ulaştıralım.

Hemen yanıbaşımızdaki Bolu, Bartın ve Ereğli Belediyeleri bu işi çok güzel çözmüş. Önceden belirledikleri ailelerin nüfuslarına göre sefer tasları hazırlamışlar ve belirlenen porsiyonlar zabıta tarafından evlere dağıtılıyor. Yalnızca Bartın Belediyesi her gün 428 haneye yemek dağıtıyor.

O zaman noluyor?

Hem gerçek ihtiyaç sahipleri bu hizmetten yararlanıyor, hemde hayır sahiplerinin hayrı daha isabetli yerlere ulaşıyor.

Hatta bizim Karabük olarak  bu belediyelere göre bir avantajımız bile var. O belediyeler yemekleri kendi aşevlerinde hazırlayıp, yine kendi personelleri tarafından dağıtıyor. Ereğli Belediye Başkanı Sayın Halil Posbıyık yalnızca dağıtımda 24 personelin görev yaptığını söylüyor. Bizde böyle bir durum sözkonusu değil. Çünkü yemek ihaleyi alan firma tarafından yapılıyor. Firma hazırladığı yemeği çadırda dağıtmak yerine, bir belediye personeli eşliğinde yine belediye tarafından belirlenecek listede yer alan ailelere evlerinin kapısında servis edebilir. İnanın çok daha güzel olur.

YORUMLAR






    0 YORUM