Başkan Bilim ve Teknoloji Bakanı olunca…

65. Hükümetin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü; Türkiye’nin dijital teknoloji üreticilerinin arasında yer alması gerektiğine belirterek “Türkiye’nin esasen kullanıcı olmaktan ziyade, dijital teknolojileri üretmesi gerekiyor. Yalnızca kullanıcı olmaktan kurtulmak gerekiyor” dedi.  Düzce Valiliği ve Düzce Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Turizmde Dijital Dönüşüm” başlıklı uluslararası turizm kongresi, yurt dışından ve ülkemizin […]

Başkan Bilim ve Teknoloji Bakanı olunca…
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 19 Nisan 2019 - 16:55 'de eklendi ve 216 kez görüntülendi.


65. Hükümetin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü; Türkiye’nin dijital teknoloji üreticilerinin arasında yer alması gerektiğine belirterek “Türkiye’nin esasen kullanıcı olmaktan ziyade, dijital teknolojileri üretmesi gerekiyor. Yalnızca kullanıcı olmaktan kurtulmak gerekiyor” dedi. 
Düzce Valiliği ve Düzce Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Turizmde Dijital Dönüşüm” başlıklı uluslararası turizm kongresi, yurt dışından ve ülkemizin dört bir yanından gelen katılımcılarla birlikte Topuk Yaylası’ndaki Fenerbahçe Spor Kulübü Tesislerinde başladı. Turizmde Dijital Dönüşüm adlı kongrenin düzenleme kurulu adına açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Muammer Mesci, teknolojinin gelişim süreci içerisinde günümüz dünyasını etkileyen en önemli gelişmelerden birinin, dijital teknolojinin iş dünyasına entegre edilmesiyle yaşandığını söyledi. İşletmelerin geleneksel üretim sistemlerindeki emek yoğun ve mekanik üretim araçlarının yerini artık dijital yazılımlarla temellendirilen robotik alt yapılar aldığını ifade eden Doç. Dr. Mesci “Dijital teknolojiler ve dijital platformlar, yazılım uzmanlığı, ERP uzmanlığı, sosyal medya uzmanlığı gibi birçok yeni ve kalifiye iş pozisyonlarının da ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu açıdan bu alanlarda uzmanlaşan kişilerin, dijitalleşen turizm sektöründe önemli iş fırsatları bulacağı kuvvetli bir ihtimaldir” şeklinde konuştu.
Rektör Çakar “Çağımız değişim çağı” 
Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, çağımızın değişim çağı olduğunu ve bu değişimi yönetebilenlerin ayakta kalabileceğini, yönetemeyenlerin ise eleneceği bir çağ olduğunu vurguladı. Değişimin; sağlıktan spora, teknolojinin işlediği ve yerleştiği sanata varıncaya kadar pek çok alanda hissedildiğini söyleyen Rektör Çakar, turizmin de değişim içerisinde olduğunu ve bu değişimi konuşmak için bir araya toplandıklarını söyledi. “Değişimi yönetemeyenler bir gün kendilerini değiştirilmiş olarak bulurlar” sözünü katılımcılarla paylaşan Çakar, değişimi yönetebilmek için çok önemli vizyona ve stratejiye sahip olunması gerektiğini belirterek, bugün dijitalleşme sürecine girildiğini ifade etti. Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, kongrenin ülkemiz, bölge ve Düzce için faydalı olması temennisiyle konuşmasını sonlandırdı.
Vali Dağlı; “Düzce tarihi yapısının yanında macera turizmine de elverişli” 
Vali Dr. Zülkif Dağlı, Düzce Valiliği olarak Düzce Üniversitesi iş birliğinde 4. organizasyonun gerçekleştirildiğini katılımcılarla paylaştı. Düzce’nin mega kentlerin orta noktasında olmasına rağmen, farkındalık düzeyinin yeterince yükseltilemediğini vurgulayan Dağlı, şehri tanıtmak için mobil uygulama geliştirildiğini ve bu sayede Düzce’den geçenlerin telefonuna bilgi mesajları göndererek, Düzce’nin tanınmasını, turistik yerlerinin yol haritasını kişilerin telefonuna sinyaller yoluyla iletilmesini sağladıklarını ifade etti. Şehrin tarihi yapısının yanında macera turizmine de elverişli olduğunu vurgulayan Vali Dr. Dağlı, programın herkes için faydalı olmasını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.
Prof. Çobanoğlu; “Kişilerin ihtiyaçlarının daha kolay karşılanabiliyor” 
Gerçekleştirilen açılış konuşmalarından sonra kongre için davet edilen Universty Of South Florida Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu turizmde teknoloji ile birlikte turizmin gelişimi hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Kişilerin kullandığı akıllı telefonlardan yola çıkarak onların ihtiyaçlarına ve isteklerine göre sunumlar hazırlanmaya başlandığına değinen Cihan Çobanoğlu, yapay zekanın kullanımı ile nesnelerin internete bağlanması sonucunda kişilerin ihtiyaçlarının daha kolay karşılanabildiğinin altını çizdi.
DTSO Başkanı Şahin “Döviz girdisi sağlıyor” 
Açılış panelinin gerçekleştirilmesini ardından kongrenin özel oturumlarına geçildi. Özel oturumunun ilk sunumunu gerçekleştiren Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Şahin, turizmin döviz girdisinin sağlanması için çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Şehrin turizm potansiyelinin çok yüksek olduğunu söyleyen Tuncay Şahin, alt yapının ve tesisleşmenin doğal çevreyi bozmayacak şekilde oluşturularak, Düzce’nin doğal güzelliklerinden faydalanılması gerektiğini katılımcılarla paylaştı.
Başkan Özlü; “Dijital dönüşümün en önemli bileşeni insandır” 
Kongrenin konuları ile yakından ilgili olarak yaptığı açıklamada Türkiye’nin Dijital dönüşümde yalnızca kullanıcı değil, üretici de olması gerektiğini belirten Başkan Dr. Faruk Özlü “Dijital Dönüşüm’ün ilk başlangıcı 4. Sanayi Devrimine dayanıyor. Bunun hikayesi 2011’lere kadar uzanan bir süreçtir. Farklı ülkelerde farklı ifadelerle kıymet bulan bir kavram. Türkiye’de aslında bu konuda yapılan çalışmalar var. Aslında işin özü insan. Türkiye’nin bu bahsettiğimiz değerlere sahip olması için önce insanla başlamak gerekiyor. Yani dijitalleşmenin altı bileşeninden biri ve birincisi insan. İnsanla ilgili tabi önce eğitim alt yapımızı geliştirmemiz gerekiyor. Nitelikli bir iş gücü ortaya çıkarmamız gerekiyor. Dijital kullanıcılar yetiştirmemiz gerekiyor. Tüm bu dijital dönüşümün sağlanması için öncelikle en az 100 teknik koleje ihtiyaç var. Yine dijital teknoloji eğitmenleri yetiştirmemiz gerekiyor. Yaklaşık 100 bin dijital teknoloji eğitimi almış meslek lisesi mezunu gerekiyor. Yine yaklaşık 5 bin doktoralı mezun gerekiyor. 30 bin doktora öğrenimi gören öğrenci sayısı gerekiyor. En az 50 tane dijitalleşme konusunda sürekli eğitim veren merkezler gerekiyor. 10 bin farkındalık programına katılmış sanayi işletmesi gerekiyor. Türkiye’ye yaklaşık 300 bin dijital yetkinlik kazandırılmış iş gücü gerekiyor. Türkiye’nin dijitalleşmesini turizmde, sanayide, eğitimde her alanda bu trendi yakalaması için önem vermemiz gereken tek şey eğitim ve insan gücüdür” ifadelerini kullandı.
“100 Trilyon Dolardan payımıza düşeni almak için imkanımız var” 
Başkan Özlü dünyadaki Dijital Ekonomi pazarından Türkiye’nin de yararlanması gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Türkiye’nin teknoloji ve yenilik kapasitesini geliştirmesi gerekiyor. Önlenemeyecek bir dönüşüm var, dünyada yükselen bir trend var, bundan kaçış yok Türkiye’nin bu dönüşümün gerisinde kalmaması gerekiyor. Aslında dahası bu dijital dönüşümün bir pazarı var; Dijital Ekonomi. Dünyada önümüzdeki 10 yılda bu ekonominin sağlayacağı değer 100 Trilyon Dolar. Şayet dijital dönüşümün gerektirdiği eğitimli insan gücünü gerçekleştirirsek, bizim Türkiye olarak bu pazardan yaklaşık 1 Trilyon Dolar pay alma imkanımız, gücümüz var.
Dijital dönüşümde muhtelif ülkelerin mesela Almanya, ABD gibi gelişmiş ülkelerin programları var. Türkiye’nin programı 6 bileşenden oluşuyor. Bunlardan birincisi insan, ikincisi teknoloji, altyapı son derece önemli, yani alt yapıyı güçlendirmeden bunları yapmak mümkün değildir. Kullanıcılar, yönetişim, bunlar Türkiye’nin dijital dönüşümde yapması gereken işlerdir.”
“Düzcemiz Dijital Dönüşümde Örnek Teşkil Edebilir” 
Düzce’nin bölgesinde taşıdığı öneme dikkat çeken Başkan Dr. Faruk Özlü, alt yapı ve donanım çalışmalarında Düzce’nin bölgesine ve Türkiye’ye örnek teşkil edebileceğini ifade ederek “Düzce “Akıllı Şehir”, “Smart City” diye adlandırıyoruz. Düzce gerçekten çok dinamik bir yapıya sahip, demografisiyle, insan gücüyle değişime ve dönüşüme açık bir şehir. Bütün bu uygulamaları Düzce’de gerçekleştirmek çok zor değil. 400 bine yakın bir nüfus, çok büyük bir şehir değil, o bakımdan biz bu çalışmaları Düzce’mizde gerçekleştirebiliriz. Benim özellikle ifade etmek istediğim; aslında dijital dönüşüm dendiğinde ilk akla gelen sanayidir. Ancak sanayide ortaya çıkan ürünler aslında piyasayı ilgilendiriyor. Otonom araçlar, otellerde kullanılan donanımlar bunlar hep insan hizmetine sunuluyor. Türkiye’nin veri gelişimi konusundaki alt yapısının dijital dönüşüm için vazgeçilmez bir önemi var. Birbiriyle konuşan makineleri gerçekleştirmek çok kolay değil, bu tabi altyapı ile ilgilidir. Burada KOBİ’lerin büyük önemi var. Bu dönüşümü büyük şirketler aslında sağlayabiliyor, rekabet etme durumları var. KOBİ’lerimizin bu konuda desteklenmesi gerekiyor. Neticede yaklaşık 100 Trilyon Dolar’dan bahsediyoruz, Türkiye’nin bu kazançtan 1 Trilyon Dolar pay alma imkanı var. Bunun için yaklaşık 300 bin nitelikli iş gücüne ihtiyaç var. Türkiye’nin bu konuda yaklaşık 1 Milyar Dolar yatırım yapması lazım. 10 Dijital Dönüşüm Merkezi ve 50 Uygulamalı Araştırma Merkezi ki bu Üniversitemizi yakından ilgilendiriyor. Yine yenilik içeren 2 bin 500 projemizin olması gerekiyor” dedi.
“Tüketici değil, üretici olmak zorundayız” 
Türkiye’nin dijital teknoloji üreticilerinin arasında yer alması gerektiğine vurgu yapan Başkan Özlü nitelikli iş gücü ve eğitim konusuna vurgu yaptı. Başkan Özlü “Türkiye’nin esasen kullanıcı olmaktan ziyade, dijital teknolojileri üretmesi gerekiyor. Yalnızca kullanıcı olmaktan kurtulmak gerekiyor. Dünyada birçok teknoloji üreten şirket var. Bunlar aslında bu dönüşümdeki kullanılacak ürünleri üretiyorlar. Kullanıcı tarafından ziyade üretici tarafında da olmamız gerekiyor. Vurgulamamız gereken önemli bir nokta da üretici olmamız gerekliliğidir. Özetle Türkiye’nin dijital dönüşümü için ilk dikkat etmesi gereken insan öğesidir. İnsanın eğitilmesi ve nitelikli insan gücü yetiştirilmesidir. Aslında dünyada da baktığımızda herkesin önem verdiği ilk nokta eğitim. Almanya’da yapılan bir anket var. Üreticilere soruyorlar; dijital dönüşümün önündeki en büyük engel nedir? Almanlar buna nitelikli iş gücü, eğitimli insan gücü eksikliği şeklinde cevap veriyor. Yani Alman sanayicilerin bunu söylediği bir yerde Türkiye için çok daha önemli bir kavram ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmaları ve davetli misafirlerin konuşmalarından sonra 3 gün sürecek olan turizm kongresinin panel oturumlarına geçildi. Eş zamanlı farklı salonlarda gerçekleştirilen panel oturumlarında alanında uzman ve deneyimli kişiler turizmin gelişimi için bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Turizmin her açıdan incelendiği ve araştırıldığı “Turizmde Dijital Dönüşüm” başlıklı kongre ikinci ve üçüncü günde düzenlenecek panel, bildiri sunumları ve kültürel geziyle sona erecek.

YORUMLAR






    0 YORUM