AĞLATIYOR BENİ ACI GERÇEKLER

Bir şeyler yazmaya çalışıyoruz ama anlatamıyoruz. Çünkü ne yazık ki 2002’de bu yana işleyen düzen şöyle bir algı yarattı bu toplumda; iktidarı eleştirirsen yoldaşsın, desteklersen yandaşsın..! Lakin biz hiçbir zaman; ne tam eleştiren, ne de tam destekleyen olduk. Doğru gördüğümüzü alkışladık, yanlış gördüğümüzü eleştirdik. Mesela; hem iktidarı, hem FETÖ’yü destekleyenler gibi servetimize servet katmadık, boğazdaki […]

AĞLATIYOR BENİ ACI GERÇEKLER
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 14 Nisan 2020 - 23:24 'de eklendi ve 1.506 Kez Okundu


Bir şeyler yazmaya çalışıyoruz ama anlatamıyoruz. Çünkü ne yazık ki 2002’de bu yana işleyen düzen şöyle bir algı yarattı bu toplumda; iktidarı eleştirirsen yoldaşsın, desteklersen yandaşsın..!

Lakin biz hiçbir zaman; ne tam eleştiren, ne de tam destekleyen olduk. Doğru gördüğümüzü alkışladık, yanlış gördüğümüzü eleştirdik. Mesela; hem iktidarı, hem FETÖ’yü destekleyenler gibi servetimize servet katmadık, boğazdaki yalılarda oturmadık. Hatta kendilerinin yerel kaynaklarından da hiç nemalanmadık..!

Bunları neden söylüyoruz?

Çünkü aynı durum günümüzde de hâkim.

Mesela; kentteki bir hizmetin eksikliğini köşenize taşıyor ve eleştiriyorsunuz, hemen iktidar, hatta Reis haini ilan ediliyorsunuz! Hatta bunu sosyal medya üzerinde vatan hainliğine kadar taşıyanlar bile var.

Peki biz; toplumun haklarını savunmayacaksak, yaşadığımız şehirdeki eksikleri dile getirmeyeceksek, neden bu mesleği icra ediyoruz?

Örnek?

İsmini bile ilk kez okuduğum haberde duyduğum Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi; hastanede Karabük’ün dışında Bartın, Çankırı, Kastamonu ve Zonguldak’tan da hastaların hizmet aldığını söylemiş ve şöyle devam etmiş; “ Pandemi sürecinde hastanemiz de pandemi hastanesi olarak belirlendi. Şu an ağırlıkla Koronavirüsle mücadele etmekteyiz.”

Sizin bu açıklamanız en hafif tabir ile hangi cümle ile açıklanır biliyor musunuz?

“Özür dilerim Padişahım, ben sizi Valide Sultan zannettim”

Bunlar bir bilim insanına yakışan açıklamalar mı Allah aşkına?

Her şeyden önce bir bilim insanı olarak siz bana şu sorunun cevabını verir misiniz? Bu şehirde pandemi hastanesi ilan edilecek başka bir hastane var mı?

Siz; siyasetçileri kurtarma adına yaptığınız bu açıklama ile onları daha da fazla pisliğe sapladığınızın farkında mısınız?

İnsanların siyasetçilere sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle ağzına geldiğini saydığı bir dönemde, onları kurtarmak size mi düştü?

Siz; Hipokrat yemini etmiş onurlu bir hekim misiniz, yoksa iktidar taklacısı mı?

Eleştirilerimi neden bu kadar sertleştirdim biliyor musunuz?

Bu haberi yayınlayan sitelerde yüzlerce yorum gördüm, lakin biri beni çok yaraladı! Kardeşimizin biri diyor ki; “Ne bölge hastanesi, ben hastane personeliyim ama MEDİKAR’a gidiyorum…!” Kendi personelini tedavi edemeyen hastane ve başhekim, bölgeyi tedavi ediyor öyle mi..!

 

Uzatmayalım diyoruz ama uzuyor ne yapalım…!

Peki, neden uzuyor?

Hep aynı konulardan…!

Akşam saatlerinde Cumayanı’nda da 10-15 arası bir evin karantina altına alınacağı haberi geldi.

 

Rafet Vergili 2010 yılında; “Gelin bu hastaneleri buraya üst üste doldurmayalım, ben size Öğlebeli bahçelerinden yer vereyim” dediğinde; “Vergili kahraman olacak” gerekçesiyle hayır dediniz. Şimdi de ilk karantina teklifini Sayın Başkan yaptı diye inat ediyor, ‘O kahraman olmasın’ anlayışıyla hayır diyor, lakin onun dediklerini parça parça yapıyorsunuz.

Peki, bu işleri parça parça yapacağınıza; Sayın Vergili 11 Mart’ta; “Bu şehri karantina altına alalım” dediğinde yapsaydınız biz şehir olarak hangi noktadaydık hiç düşündünüz mü?

Yeterince uzattım…

Ali Kırca 2002 Seçimlerinden önce NTV’de liderlerle program yapıyordu programın konuklarından biri de Sayın Cumhurbaşkanıydı.

Kırca, Sayın Cumhurbaşkanına bir soru sordu; “ekonomiyi nasıl düzelteceksiniz, sağlığı nasıl düzelteceksiniz, tarımı nasıl geliştireceksiniz vs…”

Sayın Cumhurbaşkanı bir cevap verdi; “ Sayın Kırca, dünyada hiçbir kimse yoktur ki, her işten anlasın, lakin ben iyi bir yöneticiyim, işin ehillerini bulur ve yönetirim…!”

Sen çaylak bir yönetici isen,

İşinde ehillerini bulamazsan,

Vekillerinde yalnızca lay lay lom gezip, fotoğraf paylaşırsa,

Fabrika Doktorunu Sağlık Müdürü yaparsan,

Ve tüm bunlara rağmen şehrin dinamiklerini bir masa etrafında toplayamazsan,

Yanındakilerin yarısı tecrübesiz, yarısı da dirayetsiz olursa; çarşı-pazar gezersin…!

Bence siz gelin; eski günlerinize dönün ve ait olduğunuz yere teslim olun. Çünkü hem bu ülkeyi, hem de sizin koltuğunuzu ancak onlar kurtarır..!

Ne diyor Tatlıses?

Nerede sevdiklerim hani sevenler
Ağlatıyor beni acı gerçekler

YORUMLAR






    0 YORUM