MEMLEKETİMDE YABANCI İS-TE-Mİ-YO-RUM..!

Doğrusu bu ülkenin siyasetini anlamak için filozof olmak gerek. Çünkü daha önceki mertebeler bocalayabilir. Hele söz konusu olan Karabük’se filozoflarda bu işin içinden çıkamaz..! Bunları neden söylüyoruz? Çünkü bu şehirde ve bu ülkede iyi bir şey olursa Ak Parti’den, kötü bir şey olursa MHP’den oluyor. Örnek mi? 7 Haziran 2015’te bir seçim yaşanıyor. O seçimlerde […]

MEMLEKETİMDE YABANCI İS-TE-Mİ-YO-RUM..!
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu haber 28 Haziran 2020 - 0:15 'de eklendi ve 1.110 Kez Okundu


Doğrusu bu ülkenin siyasetini anlamak için filozof olmak gerek. Çünkü daha önceki mertebeler bocalayabilir. Hele söz konusu olan Karabük’se filozoflarda bu işin içinden çıkamaz..!

Bunları neden söylüyoruz?

Çünkü bu şehirde ve bu ülkede iyi bir şey olursa Ak Parti’den, kötü bir şey olursa MHP’den oluyor.

Örnek mi?

7 Haziran 2015’te bir seçim yaşanıyor. O seçimlerde hiçbir parti tek başına hükümeti kuracak sandalye sayısına ulaşamıyor. Hükümeti kurmakla görevlendirilen parti Ak Parti. O partinin birçok üst düzey ismi; “Biz MHP’ye hiçbir zaman koalisyon teklifi yapmadık” diyor ama siyasi belirsizliğin faturası 1 Kasım’da MHP’ye kesiliyor.

Gelelim Karabük’e;

31 Mart Seçimlerinde yaklaşık 1500 kişi Safranbolu’da; Belediye Meclis Üyeliğinde MHP’ye, Belediye Başkanlığında ise CHP’ye oy veriyor, bunun ardından CHP 30 yıl aradan sonra 1250 oyla Belediye Başkanlığını kazanıyor, son Belediye Meclis toplantısında MHP 2 Encümen üyesinden birini kazanınca; “Başkan Hanımı çalıştırmıyor, hizmetlerin önünü tıkıyor” şeklinde linç kampanyalarına muhatap oluyor.

Siyasi eleştiriler tamam. Peki, siyasi eleştirilere, hele partinin yan kuruluşları denilen teşkilatlara mensup şahıslardan yapılan saçma-sapan yorumlara ne demeli?

Dikkat edin lütfen, ‘teşkilatlardan’ demiyorum, ‘teşkilatlara mensup insanlardan’ diyorum..!

Peki konu?

Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü ataması…

Hurafe şu;

Hurafe diyoruz, çünkü gerçekten hurafe!

Güya Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan Nevzat Akbaş’ı Rafet Vergili atatmış..!

Gerekçe?

Akbaş’ın Sayın Vergili ile aynı memleketten olması.

Dayanak?

Bakan Yardımcısı Sayın Mustafa Safran’ın Sayın Vergili’nin hemşehrisi ve arkadaşı olması!

Yahu beyler; Sayın Vergili’nin arkadaşı olan Sayın Bakan Yardımcısı otomatikman Sayın Akbaş’ın da hemşehrisi olmuyor mu? Sayın Safran, Akbaş’ı İl Müdürlüğüne atamak için neden Sayın Vergili’nin onayına ihtiyaç hissetsin ki?

Asıl konuya, yani Milliyetçi cenahtan “Akbaş’ı Vergili atattırdı” iddialarına gelelim..

Doğrusu yabancı olduğumuz bir durum değil. Sanırız evvela bu konuya bir açıklama getirmemiz gerekiyor. Çünkü iyi bir şey olduğu zaman kendileri yapıyor, beğenmedikleri bir durum olduğu zaman ise; “Devlet Bey tabanı temsil edemiyor”, “Rafet Bey de MHP’li değil..!”

Konu şu;

Karabük Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılacak atama öncesi Ankara’dan bir ağabey MHP İl Başkanını arıyor; “Ben, İstanbul’daki bilmem ne lisesinin müdürü Karabük İl Milli Eğitim Müdürü olsun diye Sayın Bakanla görüştüm, birde Rafet Bey Bakan Yardımcısı ile görüşüversin” diyor..!

Evet, yanlış okumadınız, Ankara’dan kelli felli bir ağabey güya bakana söylüyor, ancak Rafet Beyin de Bakan Yardımcısına söylemesini istiyor..!  Pardon beyler ve bayanlar; ne zamandan beri hiyerarşi değişti?

Siz, Yasin’i Sayın Bakana söyleyip Süphaneke yapamayacak sınız, Sayın Vergili yapacak öyle mi?

Bir kere şunu söyleyelim; Sayın Vergili bunu isterse yapar, ama yapmaz..!

Neden mi?

Çünkü sizin birbirinizden haberiniz yok..!

Angaralı ağabey bunun için İl Başkanını ararken, vilayetteki ağabeyin biri de Sayın özel Kalem Müdürümüzü arıyor ve diyor ki; “Rafet Beye söyle de, Levent Ö için Bakan Yardımcısını arayıversin, ne kadar sağlam bir adam olduğunu da Tokat teşkilatına sorsun…”

Rezalet mi diyelim, yoksa içler acısı mı?

İl Başkanı, Ankara’dan gelen bir ismi, bir STK başkanı ise Tokat’tan gelen bir ismi Sayın Vergili’ye ulaştırıyor..! Sizin yaptığınız siyasete de, cemiyetçiliğe de yazıklar olsun!

Bu davaya gönül vermiş, bu teşkilata yıllarını feda etmiş insanlardan özür diliyorum. Şayet ben her 2 insanın da yerinde olsan şunu derdim;” Bu ne hadsizliktir, biz 3 dönemdir bu bayrağı Karabük’ün gönderine dikiyoruz, siz ise bize müdür dikte ediyorsunuz. Kaldı ki bu şehir her dönem eğitimde ilk 10 içinde yer alan bir şehir…!”

Siyaset uzlaşı sanatıdır. Ayrıca ‘İlmi Siyaset’ diye bir olay vardır. Ankara’dan gelen Yasin’i, Tokat’tan gelen Levent’i müdür yapmak için üstünü başını parçalayan beyler; neden ilmi siyaset uygulamadınız?

İstanbul’daki okul müdürü Yasin kim?

Karabük’te okul yok mu?

Tokat’taki Levent’in sıfatını da bilmiyorum. Öğrenmekte istemiyorum. Çünkü ben MEMLEKETİMDE YABANCI İS-TE-Mİ-YOR-RUM..! Ayrıca memleketimden olmayan bir şahıs benim memleketime müdür atanırken müdahil olamaz, Özel Kalem Müdürü üzerinden Sayın Başkana talep iletmek gibi bir hadsizlik içerisinde ise hiç bulunamaz!

Beyler, şayet sizin hedefiniz üzüm yemek olsaydı şunu yapardınız;

“Adnan Taşlıyan İl Müdürü olsun…”

Neden İstanbul’dan, Tokat’tan, oradan, buradan isimlerle ortaya çıktınız da, Karabük’ten bir tek ismi önermediniz?

Cevabını söyleyeyim mi?

Çünkü bu isim için Sayın Vergili bastırırdı. Sayın Vergili bastırınca; Ovacıklı Sayın Büyük ve avaneleri de hayır diyemez ve Adnan Hoca müdür olurdu.

Zaten sıkıntıda o zaman başlardı..!

Neden mi?

Çünkü Adnan Hoca; Milliyetçi ve Muhafazakâr, bir o kadarda adil adamdır. Ne sizin ne de malum sendikanın dediklerini yapmaz..!

Bir tek siz kurnazsınız öyle mi?

Birileri Leventleri ya da Yasinleri isteyebilir, şayet o isimler gündemde olsaydı önce ben NEVZAT’çı olurdum..!

Neden mi?

Ben MİLLİYETÇİYİM…

Ama ben önce Karabük Milliyetçisiyim.

Adam İstanbul’dan, Tokat’tan, oradan, buradan gelecek ve benim eğitimimi yönetecek öyle mi? Herkes evine beyler, yok öyle bir dünya…!

Bu vesile ile kendisini Türk Dünyası uzmanı ve Milliyetçilik dehası gösteren muhteremlere de şunu söylerim; birçoğunuz Cildikısık Tüneli’nden geçmeden ahkâm kesiyorsunuz. Hayat kitapta okuduğunuz gibi değil. Bilinçli ve sağduyulu insanları elbette ayırıyorum, lakin harita üzerinden hayal kuranlara da şunu söylerim; “Sizin öğrenmeye çalıştıklarınızı ben unutalı çok oldu…!”

 

 

YORUMLAR






    1 YORUM

    • Ahmet Turgut Kurtoğlu 28 Haziran 2020

      Şükrü kimse bu STK başkanı açık yaz kimse töhmet altında kalmasın...

      Cevapla